|
...Geçen yazımda belediye spor kulüplerinin Türk sporuna verdiği zararları ele almıştım. Net olarak örnekleriyle açıklamalar yapmıştım. Aldığım çok sayıda mesaj beni mutlu etti.
...Belediye spor kulüpleri hafife alınmaması gereken çok ciddi bir sorundur. Belediyelerin vatandaştan topladığı ve millete ait olan parayı vatandaşın yararına en iyi şekilde kullanması gerekir. Spor kulübü kurarak birkaç antrenöre is sağlamaya, ücretsiz kurslarla haksiz rekabet yaratarak özel salonların iflasına neden olmaya hakları yoktur. Hele profesyonel takim kurarak milyonlarca lirayı bir avuç insanin kasasına akıtmaları ve bu yolla reklam yapmaları uygar bir devletin belediyelerine yakışmıyor.
...Üstelik hepsi bu yola başvurmasa bile, çoğu belediyeler ücretsiz kurslar aracılığıyla hizmet yapıyor görünüp, vatandaşın parasıyla siyasi yatırım yapmaktalar. İşte bir örnek:
...Bir belediyemiz kendi kulübünde çalışan ve Avrupa şampiyonu olan sporcularına birer araba hediye etmişti. Hatta bu sporcular Dünya şampiyonu olursa kendilerine daire hediye etme sözü de verdi. Bu ödüller basında geniş yer aldı. Bu belediye başkanımız sonunda niyetini açıkladı ve milletvekili adayı oluverdi.
...Acaba hala belediye spor kulüplerinin Türk sporuna verdiği zararı abarttığımı düşünüyor musunuz? Öyleyse size birkaç örnek daha, isimleriyle birlikte:
..."spor salonları kan ağlıyor, millet kiraları ödeyemiyor, herkesin tuzu kuru. Kurulmuşlar belediye salonlarına işleri tıkırında. Özel salonlar bitiyor, alt yapı bitiyor" mserdar
..."büyük bir sorun var Haksız rekabet. Bir spor salonu belediyelerin imkânları ile nasıl mücadele edebilir. Yetiştirdiği sporcuyu nasıl elinde tutabilir. Oralarda ders verecek bir kaç arkadaşımıza iş sağlamak adına tüm özel spor salonların yok olması için bir tuğlada biz koymuş olmuyor muyuz?” Ahmet Kara
..."Belediyelerin vermiş olduğu bedava kurslar kulüpleri sporcu bulamaz halde bırakıyor. Bu da kulüpleri borç batağına itiyor.” İbrahim Akbulut
...Bir başka antrenör arkadaşımız dert yanıyor; “Belediye bedava ders vermekle kalmıyor, bedava servis de sağlıyor. Belediye tam dojomun karşısından kendi salonuna ücretsiz minibüs kaldırıyor.”
...Çevrenize bir bakiniz bu tur şikâyetleri ve yanlışlıkları göreceksiniz. Özel spor salonları ve spor kulüpleri bir ülke sporunun temel taşlarıdır. Ama ne yazık ki gittikçe sayıları azalıyor. Bu gidişle birkaç yıl sonra spor salonları tarihe karışacak. Kulüpler birer birer kapanacak. Ortada sadece belediye spor kulüpleri kalacak.
...Bugün bedava olduğu için bazı vatandaşlarımızın hoşuna giden ve desteğini alan bu uygulama bir gün pişmanlığa sebebiyet verebilir. İyi niyetli birkaç başkan dışında, diğer başkanlar bu uygulamayı gittikçe daha fazla siyasete bulaştırabilirler. Zaten amatör yapıdan gittikçe uzaklaşan ve ticarete bulaşmış olan spor bir de siyaset aracı haline gelirse çok yazık olur. Belediye başkanı veya parti değiştikçe spor kulüplerinin de yeni başkanın keyfine göre değişmeyeceğini kim garanti edebilir? Size bir örnek daha:
...Bir ilçemizde iki donemdir seçilen bir başkan budo sporlarına olumsuz yaklaştığı için belediye kulübünde yer vermiyordu. Beş ay önce bu başkan partisini değiştirdi. Yeni partisinin yönetimi istediği için belediye kulübü taekwon-do çalışmalarını başlattı. Kendilerine yakin bir antrenörü maaşa bağladılar. Vatandaşlar bedava olduğu için belediye salonunu tercih edince, yıllardır faaliyet yapan özel salon kapandı.
...Yeniden ve ısrarla tekrarlıyorum; belediye spor kulüpleri tamamen kapatılmalıdır. Sporda ileri uygar ülkelerde olduğu gibi, belediyelerin spor bütçesi bulunmalı ve buradan özel salon ve spor kulüplerine adaletli ve şeffaf bir şekilde maddi destek verilmelidir.
...Belediye bedava spor ve profesyonel dallar için bu kadar yüksek harcama yapmak yerine, yoksul ailelerin çocuklarına spor kulüplerine ve salonlarına gidebilmeleri için para yardımı yapmalıdırlar. Bu hem daha az harcama sağlar hem de sporun yaygınlaşmasına ve kalitesinin artmasına imkân verir.
...Tabii ki özel spor salonlarının daha başka sorunları da var. Yüksek vergi oranları, kdv, harç, elektrik, su, kira ve diğerleri. Salonlar ile meyhaneler, kahvehaneler ayni değerlendirme içinde, ticarethane olarak görülmektedirler.
...Atilla Celikturk hoca, 2007 yılında bu konuda çok güzel bir yorum yazmış ve herkesi birlikte harekete çağırmıştı. Ama ne yazık ki kimse bu çağrıya kulak asmadı. Kimi arkadaşlar belediyeden gelir elde ettiği için umursamadılar, kimi ise siyasi nedenlerle duymazdan geldiler. Bazı arkadaşlarsa anlamsız bir korku veya çekingenlikle susmayı tercih ettiler.
...Sorunların çözülmesi için yasal değişikliklere ihtiyaç vardır. Ama bunu siyasilerden beklemek hayaldir. Şimdiye kadar sadece rahmetli Özal sporun desteklenmesi yönünde girişimler yapmıştı. Daha sonra hiçbir hükümet veya lider Türk sporu için ciddi çözümler üretmedi.
...Sporcu milletvekili, bakan, başbakan bile olsa, siyasiler spor için kendiliğinden bir şey yapmaz. Ancak spor sorunlarına eğilince oylarında artış olacağına inanan bir siyasi lider mutlaka çözüm üretilmesi için girişimlerde bulunur. Bunu sağlamak sporla ilgilenen kişilere düşer.
...Bütün antrenörler bir araya gelmelidir. Toplantılarda sadece sorunlar konuşulmalı, çözüm önerileri tartışılmalıdır. Asla başka konular açılmamalıdır.
...Türk sporunu yeniden canlandırmak, sporun yaygınlaşmasını sağlamak için öndekiler kibirlenme, arka sıradakiler ise kıskançlık duygularından arınmalıdırlar.
...Bugünlerden bir şeyler yapılamazsa, güreş, futbol, atletizm, voleybol, tenis gibi dallarda, bazen Türkçe selam bile veremeyen sporcular ithal edildiği gibi Japonya’dan, Kore’den, Cin’den müsabık ithal edilmesi gündeme gelebilir.
...Spor salonlarının maddi sıkıntılardan kurtarılması için çözüm önerilerini ortaya koyup tartışmak ve sonucu Ankara’ya taşıyıp takip etmek gerekir.
...Birkaç çözüm önerisini örnek olarak verelim:
...Spor salonlarının işyeri statüsünden çıkarılması;
...Salonlardan gelir vergisi alınmaması ve o oranda aidat indirimi sağlanarak spor yapmak isteyen gençlere ve çocuklara uygun bir aidat tespit edilmesi;
...Tabela, reklam gibi uygulamalar için vergi ve harç ödenmemesi;
...Elektrik, su, gaz, telefon gibi harcamalardan vergi ve kesintilerin kaldırılması ayrıca bu hizmetleri sunan şirketlerin spor salonlarına indirimli fiyat uygulamaları;
...Kapalı spor salon ve tesislerinde, spor derneklerine ücretsiz antrenman saatleri tahsis edilmesi, burada spor yapacak kişilerin düşük aidat ödemelerinin sağlanması;
...Spor salonu açmak için gerekli formalitelerin basitleştirilmesi, bütün işlemlerin bölge müdürlüklerinde oluşturulacak birimler tarafından tek elden yapılabilmesi…
...Daha birçok öneriler sıralanabilir. Bazı öneriler ilk bakışta abartılı görünebilir. Ancak detaylara bakılırsa çok makul oldukları anlaşılacaktır.
...Çözümü olmayan sorun yoktur. Yeter ki iyi niyetle ve gerçekten isteyerek harekete geçilsin.
...Umarım kişisel çekişmelerden vazgeçilir veya en azından askıya alınır ve geniş bir katılımla toplantılar yapmak mümkün olur.
|
Comments
Değerli Salih hocanın ve sizin değerlendirmele rinize katılıyorum. Biran önce harekete geçilmelidir. Ama bunu başkalarından beklemeyin. Türk sporuna tarafsız olarak yaklaşabilecek en önemli usta Salih hocadır. Diğer hocaların çoğu sadece engel olmak için uğraşırlar. Herkes kendi çıkarı peşinde. Böyle bir olayda ancak Salih hoca toparlayıcı olabilir. Türk sporuna gönül veren her hocanın onun önerilerine kulak vereceğine inanıyorum.
Benim önerim, siz SİYAHKUŞAK olarak bu ise önderlik edin. Her spordan salon sahibi hocaları bir toplantıya çağırın. Bir hukukçuda olsun. Bütün öneriler değerlendirilsi n. Sorunlar ortaya dökülsün. Yasal olarak yapılabilecekle r hukuk danışmanıyla görüşülsün. Artik daha beklemek doğru değil. Her geçen gün daha kötüye gidecek.
Umarım biran önce böyle bir toplantı için harekete geçersiniz.
...Geçen yıl salon kirasını ödeyemediği için tutuklama kararı çıkan Namık EKİN Hoca sevenlerinin desteği ile serbest kaldı. O gün Namık EKİN Hoca'nın tutuklanması nasıl mücadele sporları camiasını üzdüyse bırakılmasıda o kadar sevindirici oldu. siyahkusak.com.tr/.../...
Sen yeni adla yazarken bile yine hocanın yorumuna fikir katkısı sağlamıyorsun doğrudan kişisel saldırı yapıyorsun. Sen Aziz Nesin gibi düşünüyorsan yanılıyorsun. Bu yorumları okuyanların büyük çoğunluğu okuduğunu anlıyor, yani senin gurubundan değiller. Hani bir deyim var onla tamamlayım yazımı:
“Bilge isen öyle konuş senden ibret alsınlar, cahil isen sukut eyle seni adam sansınlar.”
Siyahkusak yetkililerine de bir önerim var. Burada yorumlarla ilgili eleştiri yazanlara yer verin lütfen. Doğrudan yorumcuya hakaret etmek için yazan, okuduğunu anlayacak zekâ olmadığı için karşı fikir üretemeyen zavallıların çamurlarıyla buranın kirlenmesine izin vermeyin.
Görünen köy klavuz istemez burada senin yazıların () kardeşim...
Torpilini yesinler.Ne kadar olumsuz tıklamaya maruz kaldığını gör bre...