|
...Uzakdoğu döğüş sanatlarında, bir bütün olarak diğer spor dallarından ayırıcı çok önemli bir kaç husus vardır ki bunlar zamanın akışı ve de bu sanatların batılılaşma süreci içerinde yavaş yavaş kaybolmakta ve tamamen dejenere edilmektedir. .
...Bunlardan birincisi, belkide en başta geleni, Dojo’ya yani antrenman yapılan salona ve söz konusu sanatı aktaran, eğiten yetiştiren hoca ve hocalara saygıdır. .
...Batı terbiye sistemi içerisinde yetişmiş bireylere ne yazıkki, Türk gençleri de azınlıkta kalan istisna tablolar dışında bu gruba girmektedir-en saçma hususlardan biridir Dojo’ya saygı-. .
...Oysa,alfebenin‚ ’a’ harfiyle başladığı gibi, en uzun yolları ilk adımla aşmayı hedefleyen‚ ’Do’nun startı da finişide, Dojo’nun startı altında yaşanır... Uzakdoğu sporlarına gönül veren bir genç için, kelimenin tam anlamıyla bir‚ ’mabet’tir DOJO. .
...Diğer kutsal mekanlardan hiçbir farkı yoktur. Ayakkabı ile kesinlikle girilmez. Girerken ve çıkarken içeride herhangi bir kimse olsun veya olmasın mutlaka sözkonusu sanatın özel selamlama tarzı ile selamlanır. İçeride ileri geri şakalar yapılmaz, her türlü sululuktan kaçınılır, yüksek sesle konuşulmaz. Uzak Doğu’da, ’’Zen’’ anlayışına göre, döğüş sanatlarını çalışmak bir çeşit ibadet olup, buna göre çalışılan yerde o sanatın ibadethanesidir. Verilen selam, bu sanata hizmeti dokunmuş gelmiş geçmiş bütün ustalara ve halihazırdaki çalışanlara, çalışacaklara, felsefenin özüne verilen bir selamdır ve katiyyetle ihmal edilmemesi gerekir. .
...Diğer Do sporcuları ile aynı mekanda bulunan bir‚ ’’BUDOKA’’ davranışları ile arkadaşlarına örnek olmalı, herkes bu şekilde birbirini denetleyerek dejenerasyonlara fırsat verilmemelidir. .
...Hocaya saygı prensibi ise en tartışılmazıdır. Herşeyi hocasından öğrenen ve zaman içerisinde, fizik üstünlükleri sayesinde hocasını aşacak kadar ilerlerse ve yükselse bile, insani egosunun ihtiraslarına gem vurmalı, terbiyesinde zerrece kusur etmeksizin, gereken saygıyı fazlasıyla göstererek kendisinden sonra Do yolcularına örnek teşkil etmelidir. .
...Oysa ne yazıktır ki, Bazı batı ülkelerinde ve ülkemizde beline siyah kuşağı takar takmaz ilk iş olarak HOCA’sına meydan okuyanlara çokça raslanmıştır ve raslanmaktadır da… .
...Gerçek bir DO yolcusu için, işler bu kadarlada kalmaz Kendi Dojo’sunda olsun veya olmasın, istisnasız bütün HOCA’lara saygı esastır. .
...Başka ekollerden veya başka okullardan Hoca’ların aleyhinde konuşmak, onlara karşı saygısız davranışlarda bulunmak da, Do’nun ihlali ve bu sanatların felsefesine ihanetten başkaca bir şey değildir. .
...Bu tür kuralları ters bulanlar için söylenebilecek bir tek söz vardır.. O da şudur; Sular bulanmadan durulmaz, fakat eninde sonunda mutlaka durulur ve su bulanıklığı yaratan unsurları dışarı kusar. Yapmaları gereken, saf ve duru suların onlara göre olmadığını bir an önce idrak ve itiraf ederek,kendilerine uygun birikintilere kanalize olmaları, başka spor dalları ile uğraşmaları olacaktır. .
...Sitemiz de TKF Başkanı Sayın Esat Delihasan’ın açıklamaları yazımın ne anlam çıkardığının bir örneğidir. .
...İşte Sayın TKF Başkanının yerinde açıklaması‚ ’’ Karate sporunun Türkiye'de yeterince tanınmadığını vurgulayarak, yurt dışında da kendilerine mesafeli yaklaşıldığını, bunun nedenini sorduklarında, ''Türkler'in burnunun havada olduğu'' yanıtıyla karşılaştıklarını anlattı. .
..."İnsanlarla iletişim kurmamız, kendimizi iyi ifade etmemiz lazım'' diyen Delihasan, bu sağlanamadığı takdirde sportif anlamda başarının hiçbir öneminin kalmadığını kaydetti.Delihasan, ''Sadece madalyaya endeksli sporcu yetiştirirseniz, o şekilde yönlendirirseniz madalya da zor gelir. Sadece madalya almaya endeksli bir sporcu her türlü hileyi yapabilir. Önce iyi davranış şart. Sporcular, gerçek güçlerini, stres yapmadan ortaya koyarlarsa zaten madalyayı da alırlar" diye konuştu. .
...Madalya almak için mücadelenin dışındaki unsurları da ortaya koyarlarsa o zaman işin çığırından çıkacağını ifade eden Delihasan."Türkiye adına kötü bir imaj oluyor. Bu yüzden biz sporcularımıza 'büyüdükçe küçülmesini öğrenin' diyoruz. 'Büyürken küçülün' demek, şampiyon oldukça mütevazılığınız, nezaketiniz artsın, şampiyon olunca havalara girmeyin demek'' diye görüş belitti. .
...Do felsefesi idrak edilmedikça yüz kez Dünya Şampiyonu olsanız ne farkeder ki! .
...Türk Karatesinin önderi Shihan Hakkı KOŞAR Hocamızla yaptığım röportaj siyahkusak web sitemizde yayınlanmasından sonra büyük yankı yaptı ve bir çok onure edici e-mailler aldım. .
...Bunlardan biride Sayın Hakkı Koşar hocamızın kızı Sensei Şebnem Koşar yazıcı’dan, "Yaptığınız röportaj sayesinde, Karate- Do' nun bugüne kadar geliş oykusunu bilmeyenlere, degerli hocamiz Kancho tarafindan paylasma mutlulugunu verdiginiz icin tesekkurlerimizi borc biliriz." Oss... .
...Biz teşekkür ediyoruz ve HOCA’larımız karşısında saygıyla eğiliyoruz. .
...Saygılarımla..Oss .
Sadettin ÖZGENÇ
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
|
Comments
Aslında Türk olanın japon terbiyesine ne ihtiyacı olucak. Bizim töremiz hepsinden üstün ama nerde o bilinç ve Turklük gururu.