KARATE-DO’YA ADANMIŞ BİR ÖMÜR: KASIM DEMİR VE “BEDENİN BİLGELİĞİ”
KARATE-DO’YA ADANMIŞ BİR ÖMÜR: KASIM DEMİR VE “BEDENİN BİLGELİĞİ”
Türk Karatesinin duayen isimlerinden Kasım Demir ile sabahın ilk ışıklarından Tokyo anılarına, antrenman disiplininden hocalık makamının ağırlığına uzanan derin bir sohbet gerçekleştirdik. “Karate sadece teknik değildir” diyen Demir, ustalığın sadece kemerde değil, tevazu ve hizmette saklı olduğunu vurguluyor.
HABER VE FOTOĞRAF: VASFİ AŞÇI
Bazı insanlar vardır; yaptıkları iş sadece meslekleri değil, nefes alıp verişleri, yaşam biçimleri olmuştur. Sensei Kasım Demir hocamız da ömrünün büyük bir bölümünü Karate-Do sanatına vakfetmiş, bilgi birikimiyle sadece kendini değil, çevresini de aydınlatmayı seçmiş gerçek bir üstat. Kendisiyle yaptığımız sohbette, yılların getirdiği tecrübeyi ve “Bedenin Bilgeliği” adını verdiği hayat felsefesini konuştuk.
“GÜN DOĞUŞUNDA RUHUMU PARLATIYORUM”
Sensei Kasım Demir’in günü, çoğu insan daha uykusundayken başlıyor. Hayatı boyunca saat 06.00’dan sonra kalkmadığını belirten Demir, bu disiplini bir zorunluluk değil, bir yaşam kaynağı olarak görüyor. “Yaz, kış, tatil demedim; hep erken kalktım” diyen tecrübeli hoca, bu rutini şöyle özetliyor: “Gün doğuşunda antrenman yapmak benim için sadece fiziksel bir egzersiz değil. Bu, ruhumu parlatma ve kendi sınırlarımı zorlama zamanıdır. Yalnız bile olsam, kalbimdeki gelenek ve gururla eğitim yapıyorum. Bu benim hayat felsefemdir.”
TOKYO SOKAKLARINDAN BUGÜNE: “KAN GEİKO” RUHU
Sohbetimiz sırasında Sensei Kasım Hoca bizi geçmişe, Karate’nin kalbi Japonya’ya götürüyor. JKA’da (Japan Karate Association) eğitim aldığı günlerde, sabahın karanlığında Tokyo sokaklarında yaptığı “Kan Geiko” (kış antrenmanı) koşularını hatırlatıyor. O günlerin disiplinini bugün de sürdüren Demir, “Eskisi gibi koşmasam da her sabah hızlı yürümeye ve egzersiz yapmaya çalışıyorum. Akşamları ise Dojo’da sporcularımı eğitmeye devam ediyorum. Çünkü zihinsel ve fiziksel olarak hayata hazır olmak bunu gerektirir” ifadelerini kullanıyor.
“KARATE SADECE TEKNİK DEĞİLDİR, FELSEFEYİ DE BİLMEK LAZIM”
Sensei Kasım Demir’in sohbetimizde altını en kalın çizgilerle çizdiği nokta; Karate-Do’nun sadece yumruk ve tekmelerden ibaret olmadığıydı. O, bu sanatın terminolojisini ve derin felsefesini bilmenin şart olduğunu savunuyor. Özellikle “başkalarını ileriye taşıma” kavramı üzerinde duran Demir Hocamız, iyi bir Dojo’nun ruhunu şu sözlerle anlatıyor: “Dövüş sanatları bireysel zaferlerden ibaret değildir. Herkesin katkıda bulunması ve birbirine saygı göstermesiyle gelişir. Dereceniz sizi lider yapmaz, deneyiminiz yapar. Kemerinizin renginden çok, yaptıklarınız ve duruşunuz öğrencilere bu sanatın ne olduğunu gösterir.”
“ÖĞRETMEK, İKİ KERE ÖĞRENMEKTİR”
Bir hocanın, öğrencisine bir tekniği öğretirken aslında kendi temellerini de sağlamlaştırdığını belirten Kasım Demir hocamız, ustalığın sırrını “paylaşmakta” görüyor. “Bir tekniği açıklamaya çalışmak, son derece açık ve hassas olmanızı gerektirir. Bu süreçte kendi zayıf noktalarınızı da tamir edersiniz” diyen Kasım Demir hocamız, sabrın önemine dikkat çekiyor: “Başkalarına hizmet ederken büyük bir sabır geliştirirsiniz. Bu sabır sadece Dojo’da kalmaz, günlük hayatınızda kim olduğunuzu şekillendirir.”
EGODAN ARINMIŞ BİR LİDERLİK
Kasım Demir hocamızın yansıyan en belirgin özelliği; sahip olduğu derin bilgiye rağmen koruduğu alçakgönüllülüğü. Sohbetimizin sonunda vurguladığı şu sözler, aslında tüm spor camiası için bir ders niteliğinde: “Gerçek liderlik, örnek olmakla kendini gösterir. Ego olmadan yardım etmek ve kibirli olmadan düzeltmek, gerçek disiplin ve saygıyı gösterir. Bunlar, kişiyi sadece gösterişli hareketler yapan biri değil, tam bir dövüş sanatçısı yapan niteliklerdir.”
Bilgisiyle, duruşuyla ve yetiştirdiği sporcularla Türk Karatesine hizmet etmeye devam eden Kasım Demir hocamıza, bizlere kattığı değerler için teşekkür ediyoruz.
Oss.
#KasımDemir #Karate #Gemlik #VasfiAsci #vasfiasci_photography
