GURBETTE ADANMIŞLIK, BİRLİK VE SORUMLULUK: İLHAN DEĞİRMENCİ’NİN MÜCADELESİ

GURBETTE ADANMIŞLIK, BİRLİK VE SORUMLULUK:  İLHAN DEĞİRMENCİ’NİN MÜCADELESİ
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Gurbette Adanmışlık, Birlik ve Sorumluluk:

‘İLHAN DEĞİRMENCİ’NİN MÜCADELESİ’

Almanya’nın Hannover kentinde, büyük fedakârlıklar ve yoğun emekler sonucunda Yurt Dışı Türkleri Karate Federasyonu’nu kurdu.

İlhan Değirmenci Almanya’nın Hannover kentinde, büyük fedakârlıklar ve yoğun emekler sonucunda Yurt Dışı Türkleri Karate Federasyonu’nu kurdu.

SİYAHKUŞAK

Uzun yıllar yaşamını vatanından uzakta sürdüren ve kendisine Almanya’yı mesken tutan İlhan Değirmenci, bu ülkeye referansı sağlam gitti!


“Türkiye karate tarihinin öncü isimlerinden ve ilk Türkiye Karate Millî Takımı sporcularından biri olan İlhan Değirmenci, yalnızca bir sporcu değil; aynı zamanda onun sanatçı yönü tartışmasız vasıflarından biriydi. Gurbet coğrafyasında Türk kimliğini, disiplinini ve birlik idealini, düne kadar kazandığı tecrübe ve deneyimlerini omuzlarına yüklenerek bir dava insanı oldu.”

Değirmenci uzun yıllar bir savaş sanatları çalışanı olarak Karate, sanatçı kimliğini de karikatür çizmleriyle dergi sayfaları ve sergilere taşıdı. Almanya’nın Hannover kentinde, büyük fedakârlıklar ve yoğun emekler sonucunda Yurt Dışı Türkleri Karate Federasyonu’nu kurarak, bunu yalnızca sportif bir yapı değil; aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinciyle şekillenen bir birlik çatısı hâline getirdi.

Amaç, spor aracılığıyla yurt dışında yaşayan Türk toplumunun daha bilinçli, daha örgütlü ve daha güçlü bir sosyalleşme sürecine katkı sunmaktır. İlerlemiş yaşına rağmen, çoğu zaman tek başına ve tüm zorluklara karşın bu mücadelesini sürdürmesi, İlhan Değirmenci’nin taşıdığı sorumluluk bilincinin en açık göstergesidir.

Bugün Yurt Dışı Türkleri Karate Federasyonu’nun dünya çapında kazandığı ivme, onun inancının, sabrının ve kararlı duruşunun doğal bir sonucudur. Bu yapının, Başkan Değirmenci’nin öncülüğünde daha da büyüyeceği ve gelişeceği hususunda hiçbir kuşku yoktur.

Ne var ki bu noktada, yurt dışında yaşamını sürdüren; spor faaliyetlerine devam eden bazı hocalarımızın, antrenörlerimizin ve sporcularımızın, bu oluşumu yalnızca uzaktan seyretmeyi tercih etmeleri üzerinde durulması gereken bir durumdur.

Bu sessizlik ve mesafe, anlamlandırılması güç bir çelişkiyi de beraberinde getirmektedir.

İlhan Değirmenci her zaman şunu söylemektedir: “Kapım, iyi niyetle gelen herkese açıktır.” Gövdesini taşın altına koymuş, risk almış, yalnız kalmayı göze almış bir insanın bu çağrısı, aslında tüm camiaya yöneltilmiş bir davettir. Burada kastedilen fedakârlık, büyük sözler değil; küçük ama samimi katkılardır. Kolunu değil, gerekirse yalnızca küçük parmağını koymaktır taşın altına.

Korkmadan, çekinmeden, bahanelere sığınmadan… Şu soruyu sormak kaçınılmazdır: Türk’ün birlik ve beraberliğinden duyulan bu çekince neden? Birlikten kuvvet doğduğu dilimizde sıkça tekrar edilirken, icraat noktasında bu suskunluk niçin? Unutulmamalıdır ki büyük oluşumlar, seyirci kalınarak değil; emek verilerek, sorumluluk alınarak ve bedel ödenerek inşa edilir.

Sözle mangalda kül bırakmamak kolaydır; asıl mesele, bu “muhteşem oluşum” adına kimlerin gerçekten özveride bulunduğunu dürüstçe ortaya koyabilmektir. Bugün sorulan soru nettir ve samimidir: Bu yapı için ben ne yaptım? Bu soruya içtenlikle cevap verebilenler, yarının daha güçlü ve daha onurlu birlikteliğinin de gerçek mimarları olacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Erkan ESENAR dedi ki:

    Değerli sensey’ i çok değerli çalışmalarından dolayı ve Tüek Spor’ una verdiği katkılardan kutluyor ve tebrik ediyorum. Bu sebeple , Ana Vatan’ da yaşayanlar olarak her daim yanında olduğumuzu belirtirim.
    Saygılarımla

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.