SPORDA, SPORCUDA ÖRNEKLİK

İNCEDEN İNCEYE

Günümüzde herkes her şeyden şikayetçi ve adeta “Bir dokun, bin işit” misali ortam var. Her konuda kalite ve güzellikler arayan toplumun, kendilerine sunulan mal ve hizmetlerde elbette en kaliteli şeylere layık olduğu konusunda ben şahsen eminim.

Toplumun her kesiminden bu konuda olumlu-olumsuz örnekler bulmak mümkün. Çocuklar öğretmenlerinden, öğretmenler okullardan, veliler okul yönetimlerinden, sporcular antrenörlerinden, işçiler patronlarından, patronlar sendikalardan, sendikalar devletten, uzatmayalım velhasılı herkes, ama herkes birilerinden, hatta birbirinden şikayetçi durumda Anadolu coğrafyasında. Hoş mu bu durum? Elbette değil.

Görünen o ki, toplumun değişik katmanlarında giderek yükselen memnuniyetsizlik hayatın her alanına, her kesimine yansıyor. Toplumsal ahlakın dip yaptığı günümüzde, korkunç bir kaos ortamına doğru adeta koşaradım giden gençliğe, biz savaş sanatları çalışanları/öğretenleri/eğitmenleri olarak katkıda bulunmayı asli görevlerimizden biri olarak görüyorum.

Gelelim konumuzla ilgili kısma; Türkiye’de yetişmiş, Türk Karatesine gönül vermiş birbirinden değerli Sensei’lerim, hocalarım; bu gurbet kuşu kardeşinizin bir çift lafı ve önerisi/tavsiyesi var, izninizle. Diyorum ki; eğer sporcularınıza iyi davranmaz, onlara iyi örnek olamazsanız, o sporcularınızın karakterlerini mükemmeleştirecek hiç bir şey yapmamış olacaksınız. Güçlü-güzel bir karakter oluşturmak isteyen antrenörlerinden öncelikle buna kendilerinin sahip olması gerekiyor. Aslında tekbaşına bu da yetmiyor, ayrıca kendinizde de güçlü bir ‘ahlaki değerler’ sistemi olmak zorunda… Sporcu, önce ailesinden, sonra gittiği okulundan ve doğal olarak çevresinden edindiği ahlaki değerleri, Karate salonunda-dojo’da ona örnek olabilecek yüksek erdemli ve iyi eğitim almış, kendisini iyi yetiştirmiş bir hocadan da alırsa, ortaya özendiğimiz, imrendiğimiz ‘örnek insan’ modelleri çıkacaktır. Bu örneklerin çoğalmasıyla da ülke geleceği ve nesillerimiz her türlü yozlaşmadan, kokuşmuşluktan ve modernizmin yaydığı olumsuzluklardan korunmuş olacaklardır diye düşünüyorum.

Tabi ki böyle bir amacınız, planınız-hayaliniz varsa…

Roosevelt der ki: “Bir insanı ahlâken eğitmeden sadece zihnen eğitmek topluma belâ kazandırmaktır.”

Not: Yaklaşan 2020 yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlar, tüm savaş sanatları camiamıza ve başta güzel ülkemize hayırlara/güzelliklere vesile olmasın can-ı gönülden dilerim.

Fatih İNCE
Goju-Ryu Karate Chief Instructor, 5.Dan

www.miyagidojo.com

(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)