Kadınların Spora Katılımı, Taekwondo’daki Başarıları

28 Aralık 2014 Pazar, 17:35

2010-04-01/17:06:20

Öncelikle bu sitede sizlerle paylaşımda bulunma fırsatı bana verildiği için emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

Performans sporcusu ve bir dönem de Bayanlar Milli Takım Antrenörü olarak Taekwon-do’nun içinde uzun yıllardır yer aldım ve almaktayım. Uzun yıllardır da iki farklı üniversite’de akademisyen olarak akademik kariyerimi sürdürüyorum. Spor’da özellikle Taekwon-do’da son yıllarda çok aktif olmamama rağmen kopmadım, kopmayı da hiç düşünmedim, çünkü spor benim için her zaman bir yaşam biçimi oldu. Sporun sıkı bir takipçisi ve bir akademisyen olarak; bu köşeden bilimsel bir perspektif çizmeye çalışarak, Türk sporuna ve Taekwon-do’ya yönelik tespitlerimi, düşüncelerimi ve bir takım istatistiki bilgileri sizlerle paylaşacağım.

Bu ilk yazımın konusunu, bir kadın sporcu olmamdan dolayı; kadınların spora katılımları ve başarıları üzerine olmasını uygun gördüm.

Türkiye’de tüm branşlardaki sporcu sayılarına bakıldığında; Mart 2010 verilerine göre lisanslı 1.184.386 erkek, 456.596 kadın sporcunun; faal sporcu sayısının ise, 132.606 erkek, 50.676 kadın olduğunu görmekteyiz.

Bu rakamlar ülkemizdeki spora katılım oranları açısından neyi ifade ediyor sorusunu sorduğumuzda; 2009 yılı adrese dayalı nüfus sayımına göre 72,6 Milyon olan Türkiye nüfusunun %50’sinin 28 yaş altında olduğu yani genç bir nüfusa sahip bir ülke olduğumuz ama buna rağmen spor yapan, özellikle de aktif spor yapan insan sayısının düşüklüğünü ifade ediyor.

Şu bir gerçek ki; gelişmiş ve sporda başarılı olan ülkelerle kıyaslama yapıldığında yukarıda da değindiğimiz gibi, ülkemizde sporun tabana yayılamadığını söylemek mümkün. Örn: 82 milyon nüfusu olan Almanya’da 9,5 milyon kadının, 14,5 milyon erkeğin spor yaptığını biliyoruz. Maalesef bu rakamların bizim ülke olarak uzun yıllar erişemeyeceğimiz rakamlar olduğunu görmekteyiz.

Peki Türkiye’de Taekwon-do’da durum nasıl?

Futbol’dan sonra en fazla lisanslı sporcuya sahip olan Taekwon-do branşında lisanslı sporcu sayısı kadınlarda 48.007, erkeklerde 145.832, bu sporculardan faal olarak yapanların sayısının kadınlarda 3.838, erkeklerde ise 8.524 olduğunu Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün resmi rakamları açıklamaktadır.

Aslında Türkiye genelinde sporcu sayılarının bu kadar az olması ne kadar düşündürücü ise, Taekwon-do branşındaki sayıların yüksekliği de o kadar sevindirici. Taekwon-do branşındaki sporcu sayılarının yüksekliği aynı zamanda uluslar arası büyük yarışmalarda alınan madalya sayılarına da yansımakta. 1982 yılından 2008 yılına kadar yapılan Dünya Şampiyonaları ve Avrupa Şampiyonaları nda ve 1988-2008 yılları arasında katılınan Olimpiyat Oyunlarında, Büyükler ve Gençler kategorisinde; Bayanlar Avrupa Şampiyonalarında 34 Altın, Dünya Şampiyonalarında 8 altın, Olimpiyatlarda 3 gümüş ve 2 bronz madalya alırken, erkekler Avrupa Şampiyonalarında

90 altın, Dünya Şampiyonalarında 6 altın ve Olimpiyatlarda 3 gümüş, 2 bronz madalya kazanılmıştır. Tabi burada Dünya ve Avrupa şampiyonalarında kazanılan yüzlerce gümüş ve bronz madalyayı unutmamak gerek.

Bu istatistiklerden de anlaşıldığı gibi; kadınların Taekwon-do yapma oranının neredeyse 3/1 oranında olmasına rağmen; madalya sayısına bakıldığında; özellikle dünya şampiyonalarında ve Olimpiyat Oyunlarında alınan madalyaların neredeyse eşit olduğu görülmektedir.
Bu başarıların nasıl elde edildiği konusu tabi ki çok önemli ve ancak uzun sayfalar halinde açıklaması olası, fakat burada başarıların nasıl elde edildiğinden çok, özellikle de kadınların Taekwon-do sporuna katılımının ve kazanılan madalya sayılarının nasıl artırabilineceğine yönelik olaya baktığımızda bir takım öneriler getirmek mümkün.

Öncelikle ailelerin ve özellikle de toplumun spora ve kadının spor içerisindeki yerine bakış açısını değiştirmek gerekiyor. Kız çocuklarının özellikle bir mücadele sporu yapıyor olma fikri aileler tarafından çok sıcak karşılanmamakta ve bu nedenle de teşvik edilmemektedirler. Tabi tüm sorumluluğu aileye yüklemek yanlış olur, burada en büyük görev devlete düşmekte.

Türkiye genelini kapsayacak bir proje kapsamında; özellikle de başarılı olmuş kadın sporcuları ön plana çıkararak bir kampanya çalışması yürütülebilir. Örneğin Almanya 2009 yılını “Kadınların Spor’daki Yeri” yılı ilan ederek Alman Olimpik Spor Birliği’nin öncülüğünde yürüttüğü ve tüm branşları kapsayan “KADINLARI KAZANMAK!” kampanyası ile birçok kız çocuğun ve kadının spora katılımını sağlamıştır. 2010 yılında ise “Tüm Kadınlar için Spor” misyonu kapsamında kadın spor haftaları düzenleyerek; kız çocuklarına ve kadınlara Mücadele Sporları Kursları vermeye başlamıştır.

Türkiye’de bu tarz olumlu gelişmeleri örnek alarak, tüm branşlarda veya sadece 1-2 spor branşı belirlenerek böyle bilinçli ve sorumlu projelerle Türkiye’deki kız çocuğu ve kadın sporcu sayılarını artırarak, gelecekte, şu anda başarısız olduğumuz branşlarda başarıyı, başarılı olduğumuz branşlarda (özellikle de Taekwon-do’da) daha fazla performansı elde edeceğine inanıyorum.

Gelecek nesillerin daha sağlıklı, özgüvenli ve başarılı olması açısından tüm ailelerin çocuklarını, özellikle de kız çocuklarını spora yönlendirmeleri ve herkesin spora katılımının sağlanması dileğiyle…

Saygılarıma
Dr. Tennur Yerlisu LAPA

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir