WUSHU GENÇLERDE ALARM ZİLLERİ: WUSHU’DA NEREYE GİDİYORUZ?
Wushu Gençlerde Alarm Zilleri:
WUSHU’DA NEREYE GİDİYORUZ?
Türkiye Wushu Federasyonu’nun genç milli takımıyla katıldığı 10. Gençler Dünya Şampiyonası, yalnızca bir organizasyon değil; aynı zamanda geleceğimizin aynası niteliğindeydi. Ancak ortaya çıkan tablo, ne yazık ki umut vermekten oldukça uzak.

Çin’in Tianjin kentinde gerçekleştirilen şampiyonada milli sporcularımızdan Mahmut Can Uçar (Genç Erkekler 70 kg), Büşra Nur Karaca (Genç Bayanlar 56 kg) ve Eymen Yılmaz (Genç Erkekler 56 kg) bronz madalya kazanarak ülkemize gurur yaşattı. Sporcularımızı tebrik ediyor, bu başarıda emeği geçen kulüplerimize ve antrenörlerimize teşekkür ediyorum. Özellikle Pamukova, Esenler ve Gaziosmanpaşa’daki kulüplerimizin altyapıya sunduğu katkı takdire şayandır.
Ancak bireysel başarıların ötesine geçtiğimizde, genel tablo ciddi soru işaretleri barındırmaktadır.
Geçmiş gençler dünya şampiyonalarında Türkiye; 2010, 2014 ve 2018 yıllarında altın ve gümüş madalyalar kazanmasına rağmen, dünya sıralamasında genellikle 15. sıranın üzerine çıkamamıştı. Bugün ise 24. sıraya gerilemiş durumdayız. Bu düşüş, geçici bir performans dalgalanmasından ziyade yapısal bir gerilemeye işaret etmektedir.
Daha da dikkat çekici olan, teknik ve stratejik tercihlerdir. Geleneksel olarak ağır sıkletlerde daha başarılı sonuçlar elde eden milli takımımızın, bu şampiyonada hafif kilolara yönelmesine rağmen beklenen dereceleri elde edememesi, planlama hatasını açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen aynı yaklaşımda ısrar edilmesi, akılcı ve sonuç odaklı bir strateji olarak değerlendirilemez.
Nitekim bu şampiyonada yalnızca üç bronz madalya ile yetinmek zorunda kaldık. Sayısal olarak bakıldığında bu sonuç geçmişle kıyaslandığında kabul edilebilir gibi görünse de, ülke sıralamasında 24. sıraya gerilemiş olmak gerçeği değiştirmemektedir. Oysa Türkiye, en zor dönemlerinde dahi 15–18 bandında yer alabilen bir ülkeydi. Bugün gelinen nokta, açık bir gerilemeyi ortaya koymaktadır. 2026 Dakar Gençlik Oyunları’na katılımın da riske girmesi, bu tablonun ciddiyetini daha da artırmaktadır.
Bu şampiyona yalnızca bir sonuç organizasyonu değil, aynı zamanda 2026 Dakar Gençlik Oyunları için kritik bir eşikti. Bu eşiğin aşılamamış olması, yalnızca bugünü değil, yarını da kaybetmek anlamına gelmektedir. Özellikle taolu branşında hiçbir derece elde edilememesi, yıllardır yapılan yatırımların ve verilen eğitimlerin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu noktada sorumluluğu yalnızca sporculara yüklemek, kolay fakat yanlış bir yaklaşımdır. Asıl sorgulanması gereken; hazırlık süreçleri, teknik kadro yapılanması ve uzun vadeli planlamadır. Uluslararası arenada tecrübe sahibi, dünya şampiyonalarında mücadele etmiş ve başarı elde etmiş isimlerin sistem içinde yeterince değerlendirilmemesi önemli bir eksikliktir. Buna karşılık, ne ulusal ne de uluslararası düzeyde kayda değer başarı ortaya koyamamış kişilerin kritik görevlerde yer alması, sorunun bireysel değil sistemsel olduğunu göstermektedir.
Unutulmamalıdır ki başarı tesadüf değildir. Planlama, liyakat esaslı kadro seçimi ve sürdürülebilir antrenman modelleri ile mümkündür. 2014 Antalya Şampiyonası’ndan bugüne uzanan süreç incelendiğinde, gençler kategorisinde istikrarlı bir yükselişten söz etmek ne yazık ki mümkün değildir. Bu durum, yalnızca bugünün değil, geleceğin de risk altında olduğunu açıkça göstermektedir.
Artık gerçeklerle yüzleşme zamanıdır.
Gençlik Olimpiyatları gibi zirve organizasyonlara sporcu gönderememek, yalnızca bir başarısızlık değil; aynı zamanda mevcut sistemin yeniden yapılandırılması gerektiğinin açık bir göstergesidir.
Eğer yeniden güçlü bir Türkiye Wushu takımı görmek istiyorsak, önce doğru soruları sormalı, ardından cesur ve kararlı adımlar atmalıyız. Aksi halde bugün yaşananlar, yarının kronikleşmiş başarısızlık hikâyelerine dönüşecektir.
Kemal YOLCU
Wushu Federasyonu Eski MHK Başkanı ve Genel Koordinatörü
