2013’TEN BUGÜNE AVRUPA WUSHU SÜRECİ: KAÇIRILAN STRATEJİK FIRSATLAR
2013’TEN BUGÜNE AVRUPA WUSHU SÜRECİ: KAÇIRILAN STRATEJİK FIRSATLAR
2013 yılında Romanya’da başlayan süreçte ortaya koyulan düşünce aslında çok netti:
Amaç; Avrupa yapılanmasının içerisine sadece dahil olmak değil, süreci yöneten ülkelerden biri haline gelmekti.
O dönem masaya koyulan stratejik yol haritası şuydu:
Balkan Federasyonu kurulacak, Adem Yakıncı koordinasyonunda Balkan ülkeleri tek çatı altında toplanacaktı. Böylece yaklaşık 10 ülkeden oluşan güçlü bir blok meydana gelecek ve bu yapı, Avrupa’daki diğer federasyonlar içerisinde ciddi bir denge unsuru oluşturacaktı.
Ancak mesele yalnızca bir Balkan Federasyonu kurmak değildi.
Asıl hedef;
* Balkan ülkelerini aynı sistem etrafında toplamak,
* Sürekli organizasyonlarla bağı güçlendirmek,
* Gerekirse finansal destek sağlayarak etki alanını büyütmek,
* Ve 2 yıl içerisinde Avrupa yönetiminde belirleyici söz sahibi olmaktı.
Eğer Türkiye, 2013’te başlayan bu stratejik planlamayı 2015 itibarıyla doğru şekilde uygulayabilseydi, bugün Avrupa Wushu yapılanmasının yön veren ülkelerinden biri olabilirdi.
Belki de bugün Avrupa’daki birçok karar mekanizmasında belirleyici güç Türkiye olacaktı.
Ancak süreç farklı ilerledi.
Stratejik yapılanma yerine, geçmişte Avrupa sisteminden uzaklaştırılmış bir ismin yeniden sürecin başına getirilmesi tercih edildi. “Sistemi toparlar” düşüncesiyle hareket edildi fakat beklenen sonuç ortaya çıkmadı.
Ardından aynı yapı içerisinde yeni bir federasyon oluştu ve Avrupa sistemi bölündü.
İki ayrı Avrupa yapılanmasının ortaya çıkmasının ardından (iwuf) Dünya Wushu Federasyonu sürece doğrudan müdahil oldu ve yeni Avrupa Wushu Kungfu Federasyonu kuruldu.
Bugün gelinen noktada ise, geçmişte Türkiye tarafından desteklenen isim;
* Avrupa Başkanı,
* Dünya Federasyonu Asbaşkanı,
* Avrupa’daki spor politik dengesini yöneten en etkili isimlerden biri konumunda.
Peki Türkiye bugün nerede?
Türkiye, Fransa’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’na katılmadı.
Fransa’daki toplantıya IWUF Başkan Yardımcısı gözlemci olarak katılıyor ve Türkiye’nin aidatlarını ödememesi nedeniyle üyeliğin askıya alınması gündeme geliyor.
Buradaki temel çelişki ise şu:
Bugün karşı durulan yapıyı bizzat Dünya Federasyonu oluşturdu ve hâlâ desteklemeye devam ediyor.
İşte tam bu noktada sorulması gereken asıl soru şudur:
2013 yılında bu stratejik yol haritasını hazırlayan insanlar bugün sistemin içerisinde neden yok?
Ve aradan geçen 12-13 yıla rağmen federasyon neden hâlâ aynı tartışmaların içinde?
O halde sorun kimdeydi?
O dönem uyarı yapanlarda mı?
Yoksa uzun vadeli strateji yerine günü kurtaran kararları tercih eden yönetim anlayışında mı?
Çünkü geçen yıllara rağmen değişmeyen tek gerçek şu oldu:
Türkiye, Avrupa’daki sportif ve politik etkisini hâlâ tam anlamıyla kuramadı.
Bugün yaşanan tablo yalnızca sportif bir başarısızlık değildir.
Bu tablo;
öngörüsüzlüğün,
stratejik plan eksikliğinin,
süreci zamanında okuyamamanın
ve kaçırılmış tarihi fırsatların sonucudur.
Kemal YOLCU
Wushu Kungfu Uluslararası Antrenör Hakem
Wushu Federasyonu Eski MHK başkanı