SPORUN KAYDI VAR, KÜLTÜRÜ VAR MI?

R-Sportz kaydı.
Federasyonlar aracılığıyla sporcuların uluslararası sisteme dahil edilmesi, kâğıt üzerinde bakıldığında son derece doğru ve yerinde bir adım.

Kemal YOLCU

KARAKUŞAK
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Madalyonun Öteki Yüzü:

SPORUN KAYDI VAR, KÜLTÜRÜ VAR MI?

Son dönemde spor camiasında sıkça duyduğumuz bir kavram var: R-Sportz kaydı.

Federasyonlar aracılığıyla sporcuların uluslararası sisteme dahil edilmesi, kâğıt üzerinde bakıldığında son derece doğru ve yerinde bir adım. Avrupa ile entegre, düzenli ve merkezi bir yapı kuruluyor. Kulüpler açısından da ciddi bir kolaylık sağlanıyor. Yarın bir gün yurt dışı faaliyeti olduğunda “nereden, nasıl kayıt yapacağız?” telaşı yaşanmıyor.

Bu noktada federasyonlara hakkını teslim etmek gerekir.

Ancak madalyonun bir de öteki yüzü var.

Sporun evrensel bir dil olduğu sıkça söylenir. Doğrudur. Ama asıl mesele, bu dili nasıl konuştuğumuzdur. Uluslararası organizasyonlara gittiğinizde –örneğin WFMC gibi yapılarda– bambaşka bir spor kültürüyle karşılaşıyorsunuz. Orada spor; yalnızca madalya, sıralama ya da performans demek değil.

Çocuk, anne, baba, hatta dede…
Herkes aynı sistemin içinde. Herkes kendi yaş grubunda, kendi seviyesinde yarışıyor. Kimse “geç kaldın”, “yaşın geçti”, “artık olmaz” demiyor. Spor, gerçekten hayat boyu süren bir uğraş olarak görülüyor. Eğlence var, rekabet var ama baskı yok.

Peki bizde neden böyle değil?

Biz hâlâ sporu daha çok ulusal başarı, sayı, liste ve istatistik üzerinden okumayı tercih ediyoruz. “Kaç lisanslı sporcu var?”, “Kaç madalya alındı?” soruları önemli ama yeterli mi? Sporun yaşam boyu sağlık, sosyalleşme ve mutluluk boyutu nerede duruyor?

R-Sportz sistemine kayıt olmak için kulüplerin bugüne kadar ciddi emek ve Euro gibi maliyet harcadığını biliyoruz.

Bugün federasyonların bu süreci merkezi olarak yürütmesi büyük bir kolaylıkmı. Sporcu, Antrenör, Hakem mutlu, veli rahat, Uluslararası kaydımız var, kulüp yükten kurtuluyor. Bu, doğru bir hizmet midir.

Ama asıl soruyu sormadan da geçemeyiz:

Sistemi kaydediyoruz da, ne faydası oluyor, sporcu, antrenör ve hakeme spor kültürünü ne kadar dönüştürüyoruz?

Uluslararası arenada gördüğümüz o kapsayıcı, yaş sınırı tanımayan, “herkes için spor” anlayışını ne zaman içselleştireceğiz? Sporu yalnızca seçilmişlerin değil, toplumun tamamının bir parçası haline getirmeden gerçek bir gelişmeden söz edebilir miyiz?

Belki de artık sadece sporcuları değil, bakış açımızı da R-Sportz a kayıt altına alma zamanı gelmiştir.

Kemal YOLCU

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.