Adaletin Kazandığı Yerde Karate Kazanır

Vasfi AŞÇI

SPORUN NABZI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Vasfi Aşçı

Yıllardır karate camiasının içinde olan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; bir branşın gerçek gücü sadece yetiştirdiği şampiyonlarla ölçülmez. Aynı zamanda yetiştirdiği hakemlerle de ölçülür. Çünkü sporun temelinde adalet yoksa, elde edilen başarıların da kalıcı olması mümkün değildir.

Türkiye Karate Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Nizam Baran’ın önceki akşam çevrim içi toplantıda yaptığı açıklamalar, bu gerçeği bir kez daha hatırlattı. Nizam Baran’ın üzerinde durduğu en önemli konu, hakemliğin sanıldığı gibi sadece müsabaka anında yapılan bir görev olmadığıydı.

Gerçekten de tatamide gördüğümüz birkaç dakikalık görev, yıllarca süren hazırlığın son halkasını oluşturuyor.

Bir hakem; eğitim alıyor, sınavlardan geçiyor, terfi ediyor, seminerlere katılıyor, değişen kuralları yakından takip ediyor ve her organizasyonda kendini yeniden sınıyor. Kısacası öğrenme süreci hiçbir zaman bitmiyor. Bu nedenle hakemlik, sürekli kendini yenilemeyi gerektiren bir sorumluluk alanı.

Nizam Baran’ın özellikle tarafsızlık konusundaki değerlendirmelerini de son derece önemli buluyorum. Çünkü hakemin en büyük sermayesi bilgi kadar güvenilirliğidir. Tatamiye çıktığınız anda karşınızda dostunuz, arkadaşınız ya da tanıdığınız değil; sadece kurallar vardır. Hakemin saygınlığını oluşturan da bu anlayıştır.

Bugün Türk hakemlerinin Dünya Karate Federasyonu ve Avrupa Karate Federasyonu organizasyonlarında görev almaları tesadüf değildir. Bu başarı, uzun yılların emeğinin ve disiplinli çalışmanın sonucudur.

Son dönemde Türkiye Karate Federasyonu’nun hakem eğitimlerine verdiği önem de dikkat çekiyor. Ülkenin farklı şehirlerinde düzenlenen aday hakem kursları, gelişim seminerleri ve terfi eğitimleri, geleceğe yapılan önemli yatırımlar arasında yer alıyor. Bugün eğitim alan genç hakemlerin yarın uluslararası tatamilerde ülkemizi temsil edeceğine inanıyorum.

Hakemlik, belki de sporun en zor görevlerinden biridir. Doğru karar verdiğinizde bunu kimse konuşmaz. Ancak en küçük hata günlerce tartışılır. Buna rağmen aynı ciddiyetle görev yapabilmek, mesleğe duyulan saygının en önemli göstergesidir.

Karatenin gelişmesini istiyorsak sadece sporculara değil, antrenörlere ve hakemlere de aynı değeri vermek zorundayız. Çünkü bu üç yapı birbirini tamamlayan bir bütündür. Birinin eksik olduğu yerde sürdürülebilir başarıdan söz etmek kolay değildir.

Nizam Baran’ın konuşmasında dikkatimi çeken bir başka nokta ise eğitimin sürekliliğine yaptığı vurgu oldu. Günümüzde kurallar değişiyor, uygulamalar gelişiyor, beklentiler farklılaşıyor. Dolayısıyla hakem de kendisini sürekli güncellemek zorunda. Bunun başka bir yolu yok.

Sonuç olarak şunu söylemek isterim; tatamide verilen her doğru kararın arkasında yılların emeği, fedakârlığı ve büyük bir sorumluluk vardır. Müsabaka sonunda alkışı sporcular alır, madalyalar sahiplerini bulur. Ancak o madalyaların adalet içinde kazanılmasını sağlayan hakemlerin emeğini de unutmamak gerekir.

Çünkü adaletin kazandığı yerde, aslında karate kazanır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.