BİR YILI BİR AYA SIĞDIRAN BÜYÜK İRADE: “TÜRKİYE KARATE FEDERASYONU”
BİR YILI BİR AYA SIĞDIRAN BÜYÜK İRADE: “TÜRKİYE KARATE FEDERASYONU”
Bir ülkenin spor tarihine kimi günler vardır ki, sıradan bir takvim yaprağı olmaktan çıkar; bir milletin iradesini, inancını ve öz güvenini yansıtan bir sembole dönüşür. İşte bu ay, Karate Federasyonu’nun bir aya sığdırdığı çalışmalar, böyle bir zaman dilimini bizlere armağan etmiştir.
Her şey, görünürde yalnızca bir “organizasyon”la başlar. Fakat dikkatle bakıldığında bunun, sıradan bir
idari başarı değil, bir iradenin ete kemiğe bürünmüş hâli olduğu görülür. Müthiş bir organizasyon yeteneği, müthiş bir enerji… İşte bütün mesele tam da burada gizlidir. Tebrikler Karate Federasyonu; tebrikler Sayın Başkan Ercüment Taşdemir; tebrikler yönetim kurulu ve karate camiası… Çünkü sizler, sporun yalnızca puan tablolarında değil, toplumun vicdanında da bir karşılığı olduğunu bir kez daha ispatladınız.
Spor, özünde bir müsabaka değildir; o, insanın kendiyle ve çağın zorluklarıyla girdiği kadim bir mücadeledir. Karate Federasyonu’nun son bir ayda ortaya koyduğu çalışmalar, bu hakikati berrak bir şekilde göstermektedir. İstanbul’da 29 ülkenin 2.000 sporcusunu buluşturan Uluslararası Marmara Cup yalnızca bir turnuva değildir; gençliğin ufkunu açan bir penceredir. Konya’daki Analig finalleri, Diyarbakır’daki Premier Lig, antrenör kursları, seminerler, millî takımın uluslararası başarıları… Hepsi bir bütünün parçalarıdır. Hepsi, yalnızca takvim yapraklarında işaretlenmiş tarihler değil, Türk sporunun geleceğine bırakılmış kalıcı izlerdir.
Ve bu vizyon, yalnızca salon duvarlarıyla sınırlı değildir. KAREV Vakfı aracılığıyla açılan kamplar, öğrenci yurtları, on bin fidanlık “Geleceğe Nefes” projesi… Bunlar, Karate’nin bir müsabaka değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk, kültürel hafıza ve ortak vicdanın sesi olduğunu haykırmaktadır. Spor burada, bedenin değil; toplumun ruhunun eğitimine dönüşmektedir.
Bu yolculuğun devlet tarafından görülmesi ve takdir edilmesi de ayrı bir anlam taşır. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın organizasyonlara katılımı, Türk sporunun yalnızca futboldan ibaret olmadığını, emeğin, samimiyetin ve vizyonun da sahici bir değer olduğunu ortaya koymuştur. Çünkü bir milletin spora bakışı, aslında kendi medeniyet tasavvuruna dair bir aynadır.
Son tahlilde, bir ay içinde yaşanan tüm bu faaliyetler bize şunu öğretmiştir: İmkânsızlık yoktur; iradesizlik vardır. Bütçe yetersizliği
yoktur; vizyon eksikliği vardır. Bahane yoktur; ya emek vardır ya da yoktur.
Bugün tatamide koşuşturan hakemlerin, sporcuların gözlerindeki ışığın, antrenörlerin alın terinin ve yönetim kurulunun protokol koltuklarında değil, sahada olmasının ardında yatan gerçek budur: Karate, Türk sporunun yalnızca bir branşı değil; disiplinin, azmin ve millet olma iradesinin aynasıdır.
Ve işte bu nedenle, 25 Temmuz – 25 Ağustos arasına sıkışan bu faaliyetler, takvimin değil, tarihin sayfalarına yazılmıştır. Çünkü bazen bir ay, bir yıla; bazen bir nefes, bir ömre bedel olabilir.
Yazan; Sensei Yakup MELETLİ
Oss..!