Dai-Sifu Erdal KARAAL, “Corona virusu sonrasında insanların bu travmayı atlatmaları belli bir süreç alacak.”

Merhaba dostlar,

Şüphesiz bugünlerde ilk soru, “Yaşadığımız bu sınav dönemi sonrası durumumuz ne olacak?” Şu bir gerçek hiç birşey artık eskisi gibi olmayacak! Corona virüsü sonrasında insanların bu travmayı atlatmaları belli bir süreç alacak ve bu süreci bizim spor adına yaptığımız veya yapacağımız olan davranışlar ya uzatacak yada kısaltacak.

Bir çoğunuz beni tanımıyor olabilirsiniz, adım Erdal KARAAL, 1981 yılında WingTsun Savaş Sanatı ile çıktığım yolda bir çok yeniliklere imza attım, elimden geldiğince Wing Tsun’un yayılması, tanınması için var gücüm ile mücadele ettim, büyük çoğunluğunu başardım diye düsünüyorum.

Evet sevgili dostlar, SİYAHKUŞAK’tan Vural YILMAZ kardeşim’in arzusu üzerine bu yazıyı sizlere yaziyorum.

Hepimizin bildiği gibi Dünya ve bizler, insanlık olarak zor günler geçiriyoruz ve bunun ne zaman biteceğine dair kimse öngörüde bulunamıyor. En iyi ihtimal ile Haziran ve ortasını bulacak deniyor ve bu bile insanlarımız için iyi bir durum! Tabii bu işin sağlık durumu…

İşin birde Ekonomik yönü var ki bu hepimizi bu dönemde olumsuz yönde çok etkileyecek görünüyor. Şimdi buradan sonra yazacaklarım tartışmaya açıktır. Katılır veya katılmazsınız ancak eminim kafalarınızda sorular oluşaçağı gibi sonuç olarak bazı ışıklarda yakacaktır diye düşünüyorum.

Dünya da sporun gelişimi geldiği nokta ülkelere, kültürlere ve bakiş açılarına göre farklılıklar göstermektedir, ancak yılların bana gösterdiği tek şey profesyonel düşünen ülkelerin bu işte lider oldukları ve sporda dünyaya yön verdikleridir. Profesyonellik derken, yıllar boyunca biliyorum ki bir çok antrenör arkadaşımız bu işi kamu hizmeti gibi bakarak, minimum kazanç politikası güderek bu işleri yapmak istediler.

İlk Wing Tsun’a başlayıp, 1989 yılında profesyonel olarak işe girdiğimde bende arkadaşlarımız gibi düşünüyor ve hareket etmeye çalışıyordum ancak bir süre sonra geçen süreç beni , öğrencilerimi ve çevremi bir yere götürmediğini anladım. Yurt dışındaki bağlantılarımızın çalışma şeklini incelediğimde bu işin temelinde Maketig’in yani pazarlamanın yattığını profesyonel düşünmediğimi anladım.

Asıl gelmek istediğim konu ise yasadığımız bu sınav dönemi sonrası durumumuz ne olacak? Şu bir gerçek hiç birşey artık eskisi gibi olmayacak! Corona virusu sonrasında insanların bu travmayı atlatmaları belli bir süreç alacak ve bu süreci bizim spor adına yaptığımız veya yapacağımız olan davranışlar ya uzatacak yada kısaltacak.

O dönemlerde kullanabileceğimiz fazla bir tanıtım aracı bulunmuyor, en çok kullanılanlar, duvar afişleri ve el broşürleriydi. Fakat zamanın ilerlemesi ile bunlar gelişti ve internet, TV’ler, farklı dijital platformlar sayesinde bu işi ilerlettim. Reklam ve tanıtıma özen gösterdim ve şimdi iyi bir noktaya gelerek elimden geldiğince işime devam ediyorum.

Asıl gelmek istediğim konu ise yasadığımız bu sınav dönemi sonrası durumumuz ne olacak? Şu bir gerçek hiç birşey artık eskisi gibi olmayacak! Corona virusu sonrasında insanların bu travmayı atlatmaları belli bir süreç alacak ve bu süreci bizim spor adına yaptığımız veya yapacağımız olan davranışlar ya uzatacak yada kısaltacak.

O yüzden bundan sonra yapacaklarımızı evimizde oturduğumuz bu dönemde planlamamız çok önemli. çünkü bizim gibi meslekler yakın ve göğüs göğüse teması içeriyor. Sanmayın ki virus sorunu azaldığında insanlar bizlere koşarak gelecekler. Buna cevabım kesinlikle hayır olacak. İnsanların size gelmelerini sağlamanız sadece kendinizi ve yaptığınız işi iyi anlatmak, kabullendirmek ile olacaktır. Aksi geriye tek seçeneğiniz kalır, ’emekli olmak’. Şahsen ben emekli olmayı istemiyorum, niyetimde yok, daha yapacağım çok sey var bu sanat’ta… O zaman diğer seçenek ayakta kalma seçeneği, yani tam profesyonel olmak, bunun içinde marketing yani pazarlama, tanitim seçeneği…

Bakın bir işi iyi yapmanız sizin ayakta kalmanızı, kazanmanızı ve hayat konforunuzu arttırmaya yetmeyecektir. Bunu yapabilmeniz için insanlara ulaşmanız ve varlığınızı hissettirmeniz, ben burdayım demeniz gerekecektir, yoksa sizin varlığınızdan kimse haberdar olmayacaktır.

Sifum’un bir lafı vardı, hic unutmam; “İyi bir dövüşcünün 10 öğrencisi var, ama iyi dövüşcü değil iyi bir eğitmen, 50 ögrencisi var, hangisi daha basarılıdır; tabii ki 50 ögrencisi olan.” Yani dünyanın neresine giderseniz gidin kazancınız iyi ise başarılısınızdır. Bir laf duymuştum, çok hoşuma gitmişti; “Zenginin sesi her daim bülbül gibidir.”

Virus tehlikesinden sonra tüm mücadele sporları yapan dostlarımın şimdiden bir planlama yapmaları kendi gelecekleri açısından çok önemlidir. Bizlerin kazanması ayakta durması profesyonelliği arttırırken, ülkemizde mücadele sporlarına bakış açısını da değiştirecektir.

Artık amatörlükten sıyrılma zamanı, Virus sonrası ise bir fırsat, şunu aklımıza kesinlikle kazımalıyız, “Artık hiç bir şey aynı olmayacak!” Sizlerin profesyonel düşünmeniz birbirimize iyi birer rakip olmamız sayesinde kalite katlanarak artacaktır, inanın buna, yoksa yerimizde saymanın yanında, dişarıdan hep birilerine bağli kalmaya devam ederiz. Sırtımızı bir yere yaslamadan ayakta kalmayi başarmalıyız.

Sağlıcakla kalın dostlar…

CWTO Türkiye Koordinatörü
     Dai-Sifu Erdal KARAAL