Cahiller Ordusundan Oluşan Grandşebekler!

Türkiye’de adam yerine konulmayan bazı yapay zekalılar, internette tanıştıkları kendisi gibi sahtekarları bulup, daha sonra kendi hazırladıkları sertifikalar ile biri birini grandmaster ilan ediyor. Daha sonra dünyada bunlar gibi başka şebeklerde bunu görüyor ve biri birini bulup halkayı genişletiyor. Sonuç olarak cahiller ordusundan oluşan grandşebekler üremeye başlıyor.

Soke, grandmaster, hanshi, shihan kavramlarının ne anlama geldiğini bilmeden birde kendilerine bu ünvanları veriyorlar. Birde bu ünvanları doğru yazsalar içimiz gam yemeyecek.
Bizden diploma isteyen, kendilerini savaş sanatı ustası olarak tanımamızı isteyenler oldu.
Bizde aynı kefeye girermiyiz?
Bizim onlardan ne farkımız kalır yoksa?
Biz yıllarca savaş sanatları kültürünü, japon kültürünü, savaş ve sokak psikolojisini, NLP tekniklerini ve strateji ilmini araştırırken bunlar karateye karete diyorlardı.
Savaş sanatlarını iyi anlamak için japon kültürü ve dilini çalıştım. Daha sonra japon dili ve etimoloji sini araştırdım. Yetmedi Türkçe etimoloji okudum.
3 kitap yazdım. Japon savaş sanatları terminolojisi kitabını yazdım.
Biz bu kadar eğitim yetmez deyip uluslararası arenada Türkün adı duyulsun diye Dünya savaş sanatları federasyonu ve organizasyonundan Türk savaş sanatı kurucusu ünvanı alıp alnımızın akı ile ülkemizin insanına faydalı olmak için savaş sanatları birliğini kurdum.
Yetmedi, Dünyada siyonistlerin elinde bulunan ve ciddi olarak 2 tane savaş sanatları kurucular karar kurulu varken üçüncüsünü Türkiye de ben şahsen kurdum.
Birçok ülkeden tehditler aldım.
Türk tehditten korkar mı?
Elbette yoluma devam ettim. Kendini Türk bilen ve kabul edenler bile benimle dalga geçtiler.
Bunu bir Türk kuramaz! Zira bu işi japonlar, çinliler, amerikalılar yapabilir dediler.
Onlara hep; 40 çerisi ile çin sarayını basan kürşadı örnek verdim.
Netice olarak yılmadım ve savaşmaya devam ettim. Hakkımda yazıp çizenler, arkamdan gülenler hep bizim ülkemizin insanlarıydı.
2004 yılında Türk savaş sanatını, 2010 yılında ise international martial arts soke council’i kurdum. (uluslararası savaş sanatları kurucular konseyi) Amerikalılar ve siyonistler bana savaş açtı. Yılmadım. Savaşa devam dedim.
Konsey başkanlığını yaptığım ve kurucusu olduğum bu konseyin yönetim kurulunda Sırbistan, Güney Afrika, isviçre, Yunanistan, Almanya ve Türkiye’de kendisini ispatlamış, uluslararası alanda diploma sahibi, doktora ve profesör ünvanını hak etmiş ustalar var.
Bizim bunu yaptığımızı gören, arkamızdan gülen o insanlar “o yaparda biz niye yapmayalım” zekası ile patır patır stil kurmaya başlamıştır.
Biz aslında güzel bir yol açtık. Bu sayede kendini yabancıya esir etmekten kurtaran insanlara bir yol açtık.
Tabiki bunu gören bedavacılar peş peşe stil kurmaya başladılar.
İnternetten gördükleri kavramları kendilerine yapıştırdılar.
Türkiye’de ilk hanshi ve ilk profesör ünvanına sahip kişi olarak belge ve diplomalarım ile kendimi ilan ettiğimde ” hanshi de nedir lan?” diyenlerin şimdi %70 i isimlerinin başına hanshi koymuşlar.
Yetmemiş naylon organizasyonlar ve federasyonlar kurulmuş.
Türkiye’de ilk resmi uluslararası soke Nihat Yiğit hocadır. Biz sonradan bir yola çıkıp çok büyük mücadelelerden sonra büyük bir organizasyon kurarak bir başarıya imza attık.
Dünyada ilk ciddi ve kültürlü bir Türk organizasyonu kurarak, Türkün adını dünyaya tanıttık. Savaş sanatını ve ağa babasını Türkler kurar dedik ve bunu dünya birliğine onaylattık.
Şimdi dünyanın bir çok ülkesinden savaş sanatı kuran ustalar bu sanatını onaylatmak için bize baş vuruyor. Konsey araştırması sonrası karar veriyoruz.
Şimdi bizim ülkemizde savaş sanatı kurduğunu iddia eden bir takım kişiler bize başvurmaya çekiniyorlar. Zira komisyondan geçemeyeceklerini biliyorlar. Zira 
Savaş sanatlarında daha renkli kuşak bilgisi bile olmayanlar bugün kendilerini grandmaster ve hanshi ilân etmişler.
Biz mücadele ettik ve kazandık. Mücadele etmeden kazanmanın yolu yok!
Bu ülkede doğru iş yapacaksın. Zira Türkün adının kötüye çıkmasına müsaade etmeyeceksin.
Bu kendini bilmezlerden diploma ve sertifika istemek bizim için kendimizi aşağılamakla eş değerdedir.
Bu ülkede düzgün iş yapanlarda var elbette. Savaş sanatı kurup, düzgün yol alanlara saygımız sonsuzdur. Bizim sözümüz internet hocalığı yapanlaradır.
Savaş sanatları arenasında dünyada otorite sahibi olan bir kuruluşun hem kurucusu, hemde başkanlığını yapmaktayım. Öğrenmek isteyen, bilmek isteyen ve doğru yolu arayan her ustaya Yardımcı olmaya, stillerini araştırıp tanımaya hazırız.
Boş işlerle uğraşanlar ile işimiz zaten olmaz. Sahte, renkli fotokopi ile hazırlanmış diploma ve sertifikaları para ile satanlar ile işimiz olmaz.
Akademik bilgisi olmayan ve kendini usta diye tanıtanlar ile de işimiz olmaz.
Biz Türkün adını tarihe adam diye yazdıranların izindeyiz.
Bu yolda mücadele edenler bizden hak ettiklerini alırlar. Yakında güzel haberler vereceğiz. Bekleyelim ve görelim inşallah.
Selam, saygı ve hürmetlerimle.

Şefik Gülten
Savaş sanatları uzmanı