QİNLONG’UN İNCİSİ VE KARAGÖL EFSANESİ – 10

Mehmet Nesimi YILMAZ

TAİ CHİ ve ÇiGONG
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
QİNLONG’UN İNCİSİ VE KARAGÖL EFSANESİ

𝕐𝕖𝕟𝕚 𝕪𝕒𝕫𝕚 𝕕𝕚𝕫𝕚𝕤𝕚: 𝟙𝟘

Lin, uyandığında mağaranın dışarısında yerde yatıyordu. Yavaşça toparlandı etrafına belirli belirsiz gözlerle bakmaya çalıştı.

Gölün içinde Qinglong sessizce oturmuş sadece kafası dışarıdaydı. Manzara ise inanılmazdı. Her taraf yemyeşil otlar ve rengarenk çiçeklerle bezeliydi. Huzur her yeri kaplamıştı. Kuşların cıvıltısı bütün göl ve vadiyi çınlatıyordu. Sağına doğru döndü köydeki rahibin ona gülümsediğini gördü. Yaşlı rahip, ağır ağır Lin’e yaklaştı ve:

-‘Az daha öldüğüne inanmaya başlamıştım! Bak delikanlı sana bir şey anlatayım da dinle dedi:

-Her insan aslında iki kişilikli yaşar. İyi ve kötü olarak iç içe bir yaşam sürdürür. İçindeki iyilik ve kötülük sürekli olarak yer değiştirir. Sen hangisini besler ve onu öne çıkarırsan kişiliğin de öyle tanınır ve bilinir. Nice insanlar son derece ahlaklı ve namuslu gözükür. Ancak önüne çıkarcılık konulu bir fırsat çıksa belki de tam tersi bir insan olacaktır. Ama bu tip insanlar öyle bir fırsatla karşılaşıp, sınava girmediği için hep gizli kimliklerle yollarına devam ederler. Bu durumsa bir yanılgı olarak her zaman tehlikeler saklar.

 Sense önüne fırsat çıktığı halde içindeki kötüyü ve çıkarcılığı değil; iyiliği, dürüstlüğü ve mertliği besleyip ona destek çıktın. Bir sınava girdin ve başarıyla o sınavdan çıktın. Ve bunun sayesinde hem sen kazandın hem de tüm vadi halkı kazandı. Dedi.

Lin, birden avucundaki pırıl pırıl incinin varlığını hissetti. Avucunu açtı ve inciyi göldeki Qinglong’ a doğru uzattı. Qinglong gölden uzattığı başıyla inciyi ağzına alıp, göğe doğru kafasını kaldırıp bir kanadıyla lin’ i ve rahibi sırtına attı ve gökyüzünde süzülerek vadiye indiler.

Qinglong, Lin’e teşekkür olarak parlak yeşim taşından küçük bir mühür verdi.

-Bu mührü iyi sakla çünkü “Bugünden sonra yaptığın her şey bereket taşıyacak,” dedi.

Ejderha İkisini de yere indirdikten sonra tekrar göğe yükseldi. O an da bütün bulutlar girdap gibi dönmeye ve ardından vadinin üzerine yumuşak bir yağmur yağmaya başladı. Taşkın nehir sakinleşti, kurak tarlalar canlandı. Fırtınalar dindi. Her taraf tıpkı gölün çevresi gibi yemyeşil ve rengarenk ot ve çiçeklerle doldu. Kuşların cıvıltısı, arılar ve kelebeklerin neşeli uçuşlarıyla her yer cennet gibi oluverdi.

Lin köyüne döndüğünde yaptığı çömleklerin artık hiç çatlamadığını fark etti. İçindeki su yıllarca taze kalıyordu. Ünü vadilerin çok çok ötesine yayıldı. Çok uzak ülkelerden insanlar Lin’in yaptığı çömlekleri almak için neredeyse sıraya girmeye başladılar. İnsanlar onun başarısının sırrını sorduklarında Lin hep aynı cevabı verdi:

“Ejderhalar altını değil, insanın kalbini tartar.”

Ve o günden sonra Longhe Vadisi’nde her ilkbahar başlayan yağmurlarda insanlar gökyüzüne bakıp şöyle der oldular: “Qinglong hâlâ bizi izliyor.”

(Son)

Mehmet Nesimi YILMAZ

Gölün içinde Qinglong sessizce oturmuş sadece kafası dışarıdaydı. Manzara ise inanılmazdı. Her taraf yemyeşil otlar ve rengarenk çiçeklerle bezeliydi. Huzur her yeri kaplamıştı. Kuşların cıvıltısı bütün göl ve vadiyi çınlatıyordu. Sağına doğru döndü köydeki rahibin ona gülümsediğini gördü. Yaşlı rahip, ağır ağır Lin’e yaklaştı ve:

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.