Sensei Doğan Kılıç İle Röportaj

Sensei doğan kılıç

SENSEİ DOĞAN KILIÇ’TAN “KILIÇ” GİBİ SÖZLER

Türk Karatesi’nin bugünlere gelmesinde büyük emekleri olan Usta Karateci Sensei Doğan Kılıç, uzun bir aradan sonra sessizliğini Siyahkuşak için bozdu. F.Vural Yılmaz, Bomonti Park AVM’de ki Doğan Hoca’nın yeni açtığı Dojo’sunda görüştü. Siyahkuşak sordu, Sensei Doğan Kılıç cevapladı. Dobra dobra konuşan Doğan Hoca, adeta “kılıç” gibi kesti.

İşte Sensei Doğan Kılıç’ın fırtınalar kopartacak bazı sözleri… Hepimizi küstürdüler, Dan’ı “don” yaptılar, Karate’yi Bale’ye çevirdiler,Ben Kıck Boks’u spor olarak görmüyorum, Federasyonların ayrımı Karate için kötü, Uzakdoğu sporları bir Konfederasyon alında toplanmalı…

SİYAHKUŞAK: Sayın Doğan Hocam, Merhaba… Ropörtaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Yoğun işleriniz arasında geldik galiba. Nasılsınız?

Doğan KILIÇ: Sağolun ben teşekkür ederim. Öncelikle Siyahkuşak sitesine baktım, okudum, inceledim. Çoğu siteye ben böyle bir şey yapmıyorum ama sizin sitenizde herkes herşeyi bulabiliyor. Tarafsız olduğu için yakın gördüm ve röportaj yapmayı kabul ettim.

SİYAHKUŞAK: Hocam biz sizi tanıyoruz ama okuyucularımıza biraz kendinizi tanıtırmısınız?

Doğan KILIÇ: Karate’ye Hakkı Koşar Hoca’nın salonlarında Mithat Okay Hocamın yanında başladım. İlk salonumu 76 yılında Akatlar’da açtım. Bugüne kadar 17 Dojo oldu. 17 Dojomun içinde Milli Takım hariç 17 bin öğrencim oldu.

SİYAHKUŞAK: Türk Karate Milli Takımı’nda kaç yıl görev aldınız ve bu görevde ne kadar kaldınız.

Doğan KILIÇ: Karate Milli Takımı’nda aşağı yukarı 11 yıl Milli Takım Teknik Direktörlüğü yaptım.

SİYAHKUŞAK: Bugünlerde yeni bir salon açtınız. Öncelikli olarak hayırlı olsun. Salon ile ilgili nasıl bir ihtiyaç doğdu?

Doğan KILIÇ: Uzun süre Televizyon ve Radyo’da Genel Müdürlük yaptıktan sonra artık o camiadan bıktığım için tekrar spora döndüm. Feriköy’de çok güzel bir Dojo açtım. Bu Dojo’nun en büyük özelliği sadece sadece Dojo olması. Burda Aikido, uzakdoğu sporları yapılıyor. Bunun dışında hiç bir şey yapılmıyor. Şimdi tüm salonlar Bady oldu.

Çünkü bizim karate’nin en büyük özelliği bir kere disiplin, sessizlik ve çalışma esnasında dikkat… Ama diğer salonlarda çalıştığın zaman diğer tarafta birisi bady yapıyor, kadın kıç sallıyor. Bunların içinde Karate yapmak doğru değil. O yüzden böyle bir Dojo açtım.

SİYAKUŞAKH: Hocam, Karate’nin tarihi gelişimi nasıl oldu. Günümüzde Karate nedir, ne değildir?

Doğan KILIÇ: Karate Funakoshi hocamızın eseri… Daha sonra bunu Nakayama, Master Kase ve uzak ve yakınında ki bazı isimler geliştirdiler. İlk bulduklarında rahipler arasında yapılırmış. Bir yerden bir yere gitmek ve kendilerini korumak, kendilerini savunmak için yaparlarmış.
Tabi daha sonra spor dalı olarak geliştirilmiş. Hatta çoğu tekniği çeşitli hayvanlardan almışlar. Mesela Judo’nun kuruluşunda Jıgoro Kano, bir ağaçtan bir şey düşüyor, ağaca düşen dolu yaprağı eğiyor ve yaprak üzerinde atıyor. Bir tekniği oradan buluyor. Karate’de bizim Shotokan simgesi kaplandır, biz kaplan gibi dövüşürüz.
Ülkemize Karate’yi tabi ki Hakkı Hoca getirdi. Yayılmasında Ben, Ferhat Özsert, rahmetli Ahmet Doğaner hocalar, daha çok Karate’yi yaydılar. Her ne kadar Hakkı Hoca’nın yanında çalıştıysamda benim hocam Mithat Okay’dır.

SİYAHKUŞAK: Yıllardan beri Üstad Gichin Funakoshi’nin Shotokan stilini çalışıyorsunuz. Bu stilin teknik ve taktik yapısından bahsedermisiniz. Musabık arkadaşlar bu stili nasıl buluyor?

Doğan KILIÇ: Tabi ilk başlangıç Shotokan olarak başladım ama bir çok stil çalıştım. Yani Funakoshi’den başladık, Oyama’nın stili ile devam ettik. Bütün stilleri yaptım ama Shotokancıyım tabi ki… Şimdi Karate’nin en büyük özelliği şu. Tekniklerin hepsi aynı, Kata’lar ve çalışma şekli değişik. Her hocanın değişik olduğu gibi benim değişiktir, diğer arkadaşların değişiktir. Çünkü herkes kendi yapısına göre yapar ama şu an Türkiye’de Shotokan daha çok biliniyor.

SİYAHKUŞAK: Ülkemizde bugüne kadar bir çok stil çalışıldı. Bu hangi stiller çalışıldı ve kimler getirdi.

Doğan KILIÇ: Shotokan’ı Türkye’ye ilk Hakkı Hoca getirdi. Oyama Sensei’nin Kyokushin kai ve daha sonra Ashihara’ Karate’yi Ferhat Hoca getirdi. Ahmet Hoca Budokan’ı getirdi. Yani onlar kendilerine göre stil getirdiler. Salih Çam zannedersem başka bir stil getirdi. Bu stillerin hepsinin merkezi karate zaten. Stillere ayrılmış, şimdi dediğim gibi 7 hoca çıkmış japonya’da, 7 Dan, 8 Dan ayrılmışız. Demişiz ki kendi salonumuzu açıyoruz. Burada ayrışma olmuş. Yok aslında birbirinden farkı.

SİYAHKUŞAK: Funakoshi Sensei karateyi Karate olarak kuruyor, fakat daha sonra diğer kulüplerde de farklı karate çalışması başlayınca kulübün adı olan “Shotokan”, çalışılan stilin adı olarak kalıyor.

Doğan KILIÇ: Kanazava Sensei Modern Shotokan olarak ayrıldı mesela. Shotokan ve Modern Shotokan diye ikiye ayrıldı. Kanazava Sensei’nin kendisi 8 Dan’dır. Bunların hepsi karate olarak çalışma yapmış, 7 hoca ayırmış kendilerine stil yaratmışlar.

SİYAHKUŞAK: Genel olarak değinildi ama biraz da stiller arası bir fark ile onların teknik ve taktik yapılarından söz edelim.

Doğan KILIÇ: Kalmadı zaten, Gojo-ryu, Shito-ryu diye bir şey kalmadı. Biz Avrupa ve Dünya Federasyonları’na bağlıyız. Biz bu federasyonun kurallarına göre dövüşüyoruz. Onun için bütün stiller burada dövüşüyor. Kyokushin vb. hariç. Wado-ryu… Kyokushin kai’nin organizasyonu var. Şampiyonası’na giriyor. Şekli ve Katalar’ı değişik. Mesela biz Gojushiho diyoruz, onlar başka bir şey diyorlar, ama kata çiziyorlar. WKF var. Shotokan Birliği var, şampiyonası var.

SİYAHKUŞAK: Ülkemizde sporcu potansiyeli bakımından Karate’ye karşı ilgiyi nasıl buluyorsunuz. Çocuklarımızın ve geçlerimizin karate’ye karşı bakış açıları nasıl ?

Doğan KILIÇ: Yani şu anda tabi ki iyi değil. Bizim yoğun olduğumuz dönemler, Hakan Hoca’nın, Atilla Hoca’nın, Hakkı Hoca’nın, Ferhat Hoca’nın, Ahmet Doğaner Hoca’nın olduğu dönemlerde ki o potansiyel şu anda yok. Mesela benim Mecidiyeköy’de ki bir salonumda 700 kişi vardı. Öbür tarafta Hakkı Hoca’nın vardı. İşte benim olduğum 2001’de burada ki son Avrupa Şampiyonası’nın yapıldığı dönemde 250 bin lisanslı sporcu vardı. Ama şimdi zannetmiyorum ki 100 bin lisanslı sporcu olsun.

SİYAHKUŞAK: O zaman Karate ‘de büyük bir düşüş var.

Doğan KILIÇ: Karate’de bir düşüş var. Düşüş var ama şu şekilde var. Şimdi Karate’yi bilinçsiz olarak yapmaya başladık. Çünkü Dan’ı “don” yaptılar. Bir kere Dan, don oldu. Ben Beyazkuşak takıyorum. Ben yıllardır Beyazkuşak takıyorum. Benim ne Dan’ım var, ne derecem var. Geliyorum takıyorum beyazkuşağımı, dikkat edersen bütün resimlerimde Beyazkuşak var. Bütün derslerde son on yıldır Beyazkuşak takıyorum. Milli Takım dahil Beyazkuşak takıyordum. Onun için sporu öldürdüler. Avrupa’da Karate’yi olimpiyatlara almaya çalıştılar. Olimpiyatlar Karate’yi almıyor. Hatta Taekwondo’yu kaldırmaya çalışıyor. Boks’u ve Taekwondo’yu kaldırmaya çalışıyorlar. Çünkü şiddet nedeniyle artık diyorlar ki “biz bunları spor olarak görmüyoruz.”

SİYAHKUŞAK: Taekwondo branşından olimpiyatlarda yüksek madalya bekliyoruz Hocam.

Doğan KILIÇ: Biz spora çok yatkın bir milletiz. Bir kere kesinlikle dediğim gibi organize olamadık. Karate’den hepimizi küstürdüler. Ben ömür boyu ceza aldım. Ceza aldım ama, ceza aldıktan 2 yıl sonra Milli Takım Teknik Direktörlüğü yaptım. Ömür boyu ceza almış, hak mahrumiyeti almış bir insan yapamaz. Benim cezamı kaldırdılar. Son Avrupa Şampiyonası Türkiye’de oldu. Bana ihtiyaç duydukları için bunu kaldırdılar ve Milli Takım Teknik Direktörlüğü yaptım.

SİYAHKUŞAK: Sizinle birlikte Karate çalışan öğrencileriniz iyi yerlere gelebildimi. Onlarla görüşüyormusunuz, sevgi ve saygıları nasıl ?

Doğan KILIÇ: Bir sürü öğrencim Avrupa ve Dünya Şampiyonu oldu. Onlardan biri Bahattin Kandaz, Leyla Gedik, Sait Ucan, İbrahim Diler, Erkan Taşbaşı gibi şampiyon olmuş sporcularım var. Tabi tabi, 17 bin öğrencimin 17 bini bana saygı gösterir.

SİYAHKUŞAK: Ülkemizde yapılan şampiyonalarda pek seyirci görmek mümkün değil. Karate’yi nasıl vitrine çıkartabiliriz. Size göre nasıl bir eksiklik var?

Doğan KILIÇ: Şimdi eksiklik şu… Karate’yi baleye çevirdiler. Karate’yi balaye çevirdiğin sürece kimse seyretmez. Çünkü Karate, “Kara” boş, “te” el, Boşel demek, silahsız el demek. Bu silahsız eli ne yaptılar biliyor musunuz? Elide çektiler, ayağıda çektiler. Yumruk burda tutuluyor. Puan veriliyor. Neye göre vereceksin, tekme burada tutuluyor, temas yasak, dokunmak yasak. Kontrol edeceksin, tamam kotrol zaten var. Getirir burada vurursun. O kadar şey yaptılar ki karate’yi baleye çevirdiler. İşte o yüzden… Ben Esat Başkan’la görüştüm. Biz yeni bir sistem yapacağız, yeni projem var. ATV’ye sundum, Dojo Kumite diye… Şampiyonları, eski şampiyonları burada çıkartıp döğüştüreceğiz. Haldun Alagaş’tır, Bahattin Kandaz’dır, Karate’nin tanıtımı yapmak için kesinlikle bunu yapmak zorundayız.

SİYAHKUŞAK: Tabi bu Karate’nin tanıtımı için çok iyi olabilir. Bilindiği gibi Fox’da Bilgehan Demir’in sunduğu Kıck Boks ağırlıklı bir proğramı var.

Doğan KILIÇ: İlgi görüyor ama ben Kıck Boks’u spor olarak görmüyorum. Kıck Boks Spor falan değil. Kıck Boks’un temeli yok. Kıck boks üç tane teknikten oluşan, kaba kuvvete dayanan bir spor dalı. Kıck Bokscular istediği gibi algılasın. Bizde hiç bir şey olamayanlar Kıck Bokscu oldu. Karate’de hiç bir şey olmayanlar oldu. Taekwondo’da hiç bir şey olamayanlar oldu. Kung-Fu’da olamayanlar oldu. Şu anda hepsi Kıck Boks yapıyor.

SİYAHKUŞAK: Hocam sporda istikrarı korumak zor bir süreçtir. Size göre başarılı olmak ve istikrarı korumak için neler yapmalıyız.

Doğan KILIÇ: Tabi ki başarılı olmanın 5 tane şartı var. 1. İyi çalışmak, 2. Tekniği, kendi special tekniğini her gün çalışarak yapmak, 3. İyi kondisyonun olması, 4. İyi tekniğin olması, 5. İyi süratli olman lazım. Bunların hepsini getirdiğin zaman sporcu olursun. Bunlar yapabilmek için de çok çalışmak lazım. Şimdi ki nesil biraz tembel. Şimdi ki nesi bilgisayar çocuğu oldu. Yani buraya sporcu getirebilmek bile zor oldu. Benim çok güzel ismim olduğu için hemen açtım ve bir çok öğrencim oldu. Ben size şunu söyleyeyim. Ben açalı 1 ay oldu, olacak, 42 sporcum var. Ama bunun 17’si 5-9 yaş arası. Beni en çok sevindiren o…
Ben hayatımda ne sigara, ne içki, ne çay, ne kahve içtim. Ben öğrencilerime de sigarayı kesinlikle bıraktırdım. Ben öğrencime söylüyorum, “Dışarıda içtiğini görürsem salonda döverim” Ben biraz dayakçı hocayım, bu kesin. Son Avrupa Şampiyonası’nda dövüyor diyorlar, bağırıyor çağırıyor diyorlar. Disipline hayranım, disiplin olmayan hiç bir yerde başarı yoktur.

SİYAHKUŞAK: Bu konuda az çok bilgimiz vardı hocam. Şimdi şunu sormak istiyorum. Son yıllarda bazı branşların geriden gelip karate’nin önüne geçtiğini söyleyebirmiyiz ?

Doğan KILIÇ: Evet dediğim gibi önemli olan kamuoyunun önünde ne var. Kıck boks, Kıck Boks revaçta gözüküyor. Ama ben söylüyorum Kıck Boks’un ömrü yok. Çünkü temeli olmayan hiç bir şey var olamaz. Ben hep söylüyorum. Çocuk doğar, emekler, yürür, sonra koşar. Şimdi Kıck Boks doğar doğmaz koştu. Şu anda Kıck Boks’un 2-3 sene ömrü var. 2-3 sene sonra kimse kıck Boks yapmaz. Niye yapmaz söylüyorum size… Televizyonlarda olduğu için, bizim halkımız biraz döğüşü sevdiği için sempati duyuyor. Yok böyler bir şey… Şimdi ben söylüyorum. Karateciler çıkıp Kıck Boks diye dövüşsek hayran olurlar. Tekme var, yumruk var, döner tekme var, blok var, her şeyden önce blok var. Kotrol var, istersek blok var. Dojo Kumite’nin en büyük özelliği her şey serbest. O zaman tamamen seyirciyi çekersin.

SİYAHKUŞAK: Karate’nin durumu kötümü gerçekten.

Doğan KILIÇ: Karate şu anda hakikaten kötü durumda. Avrupa’da kötü mü? hayır değil. Ama Avrupa’da karate yok. Avrupa’da Karate bitmiş! Yani Avrupa’da eskisi kadar Karate yapılmıyor. İşte ben onu araştıdım, size söyleyeyim, “eskiden Fransa’da 350 bin lisanslı sporcu varmış, şimdi 60 bin sporcu var.

SİYAHKUŞAK: Yeni federasyonla beraber Karate’nin yapılanıp, Esat Hoca’yla iyi yerlerde olması planlanıyor.

Doğan KILIÇ: Esat Karate’den gelme, Ben hep söyledim, sporculuk yapmış, antrenörlük yapmış bir insanın federasyon başkanı olması doğru değil. Neden doğru değil anlatayım size… Bana çok söylediler. İşte ben sabahtayken çok federasyon başkanı, genel müdürler çok istediler. Hayır ben Teknik adamım. Şimdi ben federasyon Başkanı olursam, Milli Takım Teknik Direktörüne Müdahale ederim. İster istemez ederim. Ters gelir ederim. Onun için Federasyon Başkanı burada ki adam olmalı. Esat Asbaşkan olmalı. Teknik Adam, sen Teknik Direktörsün, senin ne işin var. Federasyon başkanı ama bu siyasettir, yapabilirsin, onada saygı duyarım.

SİYAHKUŞAK: Türkiye Karate Federasyonu bünyesinde yılardan beri Teknik Karate olarak ifade edebileceğimiz Shotokan daha sonra Wado-ryu, Gojo-ryu ve Shito-ryu gibi stillerin konuşladığını, fakat Kyokushin Kai ve Ashihara Budokai gibi stillerin ise statü vb. sorunlar yüzünden uzaklaştığını gördük. Kısaca bu konuda sorunlar nelerdi?

Doğan KILIÇ: Kyokushin Karate’nin babası Ferhat Hoca’dır. Ferhat Hoca’yı Kyokushinciler küstürdüler. Ferhat Hoca döneminde Sami Akınlar vb. Ferhat Hoca’nı öğrencisidir. Ama Kyokushin Kai’yi de böldüler. Ferhat Hoca gidince biri bir tarafa, biri bir tarafa çekti. Birde müsabakalara burada ki insanlar organize olamadılar. Çünkü hepsi çekişmeye girdi. Federasyonda görev alamadılar. Ben Milli Takım Teknik Direktörlüğüm de Ferhat Hocayı Milli Takım Antrenörü yaptım. Yani götürdüm yurt dışına, hakkıydı. Ferhat Hoca hepimizden daha iyiydi. Onu hiç tartışmasız söylüyorum. Hoca olarak… Hoca olarakta iyi bir hocaydı. Ferhat hoca hassas bir insandı. Bu hassaslığından yararlanarak küstürdüler. Hakkı Hoca’yı küstürdüler, beni küstürdüler, Alev’i küstürdüler, Hakan Hoca’yı küstürdüler, Rıfat Hoca’yı küstürdüler. Yani söyleyebileceğim bir sürü insan. Onların şimdi çoğunun dojosu yok.

SİYAHKUŞAK: Günümüzde bu iki stil Türkiye Wushu Federasyonu bünyesinde Budokai olarak yapılanmaya başladı. Bu size göre doğru bir yol haritasımı?

Doğan KILIÇ: Hayır, Ben bir şey söylüyorum. Uzak doğu sporlarının hepsi bir federasyon altında toplanmalı. Şimdi eskisi gibi değil. Şimdi genel Müdürlük kendi sponsorunu kendin bulmak zorundasın diyor. Bütün Dünya’da böyle zaten. Karate kurulduğu zaman biz Judo’ya bağlandık. Judoya bağlandığımız zaman Federasyon Başkanı Judocu’ydu. Bizim Avrupa Şampiyonasına gidemediğimiz yıllar oldu. Çünkü bizim bütçemizi Judo kullanıyordu. Şimdi branşların ayrılması doğru değil. Bunlar Konfederasyon olarak birbyerde toplanmalı. Bunlar kesinlikle Karate Federasyonu bünyesinde olmalı. Kyokushin, Wado-ryu, Shito,ryu, Goj-ryu, Ashihara hepsi bir çatı altında olmalı.

SİYAHKUŞAK: Federasyonda bölünebilir, iki grup olabilir. Teknik Karate çalışanlar ile serbest çalışanlar olarak.

Doğan KILIÇ: Dövüşü, vuruşlu-vuruşsuz diye adlandırılsın, onun şeyi yok. Ama bu kesinlikle federasyonların ayrımı Karate için kötü, hemde yapan sporcular için kötü. Çünkü ben yıllarca dedim, Ferhat Hoca diyordu ki “WUKO kurulacak biz dövüşeceğiz.” WUKO kuruldu, yine biz dövüştük. Çünkü vuruşlu Karate ayrı bir statüde ama Wushu yanlış bir kere… Wushu, Wushu’ya tamamen karşıyım. Ben söylüyorum ” Uzakdoğu sporlarının tümü bir yerde toplanmalı.”

SİYAHKUŞAK: Fakat hocam, o zaman başarı azalabilir.

Doğan KILIÇ: Şimdi Genel Müdürlük diyor ki, bul paranı git. Ne farkedecek. Sen şimdi burada olsan, şimdi dördümüz buradayız ve diyorum ki bul paranı git. Bana diyor bul paranı git, ona diyor bul paranı git. Ben sporcu yetiştiririm. Genel müdürlük artık bize bir şey vermiyor ki. O eskidendi. Şimdi genel Müdürlük sadece git kardeşim “sponsorunu bul. finansmanını bul” git diyor.

SİYAHKUŞAK: GSGM bünyesinde bir birim kurulabilir ve federasyonlar bu birime bağlanabilir.

Doğan KILIÇ: Aynen öyle. Ben size çok kısa bir şey söyleyeyim. Uzakdoğu sporlarında seçim başladı, mertlik bitti. Yani hiç kimse bilek gücüyle, bilgisiyle, becerisiyle oraya gelmiyor. Artık bu iş siyasete döndü.

SİYAHKUŞAK: Karate Federasyonu Başkanı Sayın Esat Delihasan zor bir süreçten geçti. Buna rağmen destek buldu ve TKF Başkanı oldu. Seçim sürecinde bazı vaadleri olmuştu. Bu vaadleri yerine getirebiliyormu?

Doğan KILIÇ: Valla ben Esat’ın ne vaatler verdiğini bilmiyorum açıkcası. Esat spordan gelme bir arkadaş… Her şeyden önce Federasyon başknı olmadan önce Milli Takım antrenörü. Büyükşehir’de büyük katkıları var. Büyükşehir’de bir sürü sporcular var. İnsanlara ne söz verdi ben bilmiyorum. Onun için hiç bir şey söyleyemeyeceğim.

SİYAHKUŞAK: Bazı vaatleri vardı, örneğin Gojo-ryu ve Shıto-ryu gibi stiller Federasyon’da yapılanacak, eğitim, seminer vb. faaliyetler daha çok olacak.

Doğan KILIÇ: Zaten olması lazım. Wado-ryu, Gojo-ryu ve Shito-ryu ayrılmaz ki… Onlar üçü bir olmak zorunda. Zaten ben Teknik Direktör’ken Wado-ryu’dan Milli Takım’a adam aldım. Hakettiğ için aldım, stili için değil. Sen çalışırsın ne olursan ol, beni hiç ilgilendirmiyor. Çıkarsın Türkiye Şampiyonasında dereceye girersin, ben seni görürüm, Milli takıma alırım. Yaptım. Öyle Wado-ryu Shito-ryu ayrı değil ki. Şu anda ayrı mı ki. Değil.

SİYAHKUŞAK: Federasyonda şu anda 4 sitilde temsil ediliyor. Türkiye’de Shotokan yerleşmiş bir stil, diğerleri ise Wado-ryu, Goj-ryu, Shıto-ryu…

Doğan KILIÇ: Shotokan’da kalmadı, adı var sadece. Stotokan çalışan yok.

SİYAHKUŞAK: Türk Karatesi’nin Babası olarak kabul edilen Sensei Hakkı Koşar ile ilgili düşünceleriniz nelerdir. Okuyucularımızla paylaşırmısınız?

Doğan KILIÇ: Bir kere Hakkı Koşar Hoca’ya hepimiz sevgi ve saygı duyuyoruz. Çünkü neden? Ben Karate’de Doğan Kılıç olmuşsam, Hakkı Koşar sayesinde olmuşum, Karate sayesinde olmuşumdur. Karate’yi de ilk başta Hakkı Koşar Hoca’nın salonlarında öğrendim. Her ne kadar dediğim gibi ben Mithat Hoca’nı öğrencisiyim. Biz Hakkı Hoca’yı görmezdik. Bizi Mihat Hoca çalıştırırdı. Mithat Hoca’da beni iten şey, ben topçuydum,”senden hiç bir şey olmaz, git oğlum top oyna” Kızdım bu işi yapacağım “sen 1’5 sene sonra askere gideceksin, diyeceksin ki bu salonu Doğan çalıştırır.” 1’5 sene sonra öyle oldu. Ben 1’5 sene sonra Hakkı Hoca’nın salonlarını çalıştırmaya başladığım da 17 yaşındaydım. 22 yaşında kendi salonumu açtım. Akatlarda 1976’da…

SİYAHKUŞAK: Son olarak sizin ellemek istediğiniz bir konu var mı?

DOĞAN KILIÇ: Karate’nin bir marşı var, herkes bilmez bunu… Türkçesi “El ve ayakla yapılan her şeyden önce karşıda ki insana saygı duyan mert insanın yapacağı spordur” diyor. Mert insanın… Burayı çiziyorum, Mert insanın yapacağı spordur.

SİYAHKUŞAK: Hocam röportaj teklifimizi kabul ettiniz, zaman ayırdınız. Siyahkuşak olarak size teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Doğan KILIÇ: Biz çok teşekkür ederiz. Sizin başarılarınızı dilerim. Sizin başarınız Karate’nin başarısı, uzakdoğu sporlarının başarısı olacak. Onun için sizlere teşekkür ediyorum.

SİYAHKUŞAK: Bizlerde internet ortamında tarafsız bir site yapmaya çalışıyoruz. İçeriğimiz. İçeriğimiz tamamen tarafsız olsun istiyoruz.

Doğan KILIÇ: Bende sizler tarafsız olduğunuz için röportaj yaptım.

SİYAHKUŞAK: Hocam tekrar teşekkürler.

Doğan KILIÇ: Bende teşekkür ederim.

Sensei Doğan Kılıç