Abid Uğuz, “Bizim Yönetim Planımızda Tabirimi Mazur Görün, Suların Başı Tutulmuş Değil!” Dedi.

Türkiye Karate Federasyonu başkan adayları seçim çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Temmuz ayı başında SİYAHKUŞAK E Dergiye röportaj veren Başkan adayı Av. Dr. Aslan Abid Uğuz, F. Vural Yılmaz’ın sorularını yanıtlayarak karate camiasında ki bir çok soruna ışık tuttu. Abid Uğuz, “Bizim yönetim planımızda tabirimi mazur görün, suların başı tutulmuş değil” dedi.

Dojolarımıza bu konuda gerekli destek sağlayacağız. 2014 yılında hazırlanan Ana Statü ile federasyon bütçesinden kulüplere, altyapıya %15 oranında yardım yapma mecburiyeti maalesef kaldırıldı. Biz bu yardım şartını Ana Statüye tekrar koyacağız.

Sadece belli bir şampiyonaya katılanların oy kullandığı bir sistemin Karate Sporunun imajını zedeleyen görüntülere sebep olduğu açıktır.  Mevcut oy verme ve seçim sisteminin değiştirilmesi; var olan adaletsiz oy verme hakkı dağılımının düzeltilmesi gerekmektedir.

Gençlerimizin önünün kesilmesi söz konusu olmayacaktır. Liyakati olduğu halde sadece genç diye görev verilmeyen hocalarımız olduğunu biliyorum ki bunu kabul etmem mümkün değildir. 

Antrenör kurslarında 3. Kademe 4. Dan bir hocamızın kursiyer olarak gelen 6. Dan bir hocamız önünde hocalık yapmasını çok doğru bulmuyorum. Burada en az 6 dan bir hocamızın görevlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda kriterin sadece liyakat olduğu şekilde seçme ve atamalar yapıldığında çok zengin bir kaynağımızın olduğunu biliyorum.

Yakın akrabaları bulunduğu yönetim gurubundan uzak tutmak ve onlara yer vermemek bir yönetim tarzıdır ve benim de benimsediğim tarz budur. Mevcut yönetimde olduğu gibi bunun tersi yönetimler de vardır. Ben açıklamamda bunun hatalı olduğu yönünde bir şey söylemedim sadece ben o şekilde davranmayacağım dedim.

Şimdi büyüyen bu çocuğu öz ailesi (TKF) biraz da mahalle baskısıyla almaya çalışıyor fakat ona sahip çıkan (Wushu Fed.) kurum ise bırakmak istemiyor. Kyokushin, Ashihara’nın yeri Karate Federasyonu olmalıdır.

Antrenörlerin denklik sorunu vardır. Oluşan belirsizlikler sonucu bu spor ve sporcular adeta kimlik bunalımı yaşamaktadır. Tüm bunları değerlendirdiğimizde kısmi de olsa bir başarıdan söz etmek mümkün değildir.

Yapmaya çalışmak ya da yapıyor gibi görünmekle yapıp başarmak ayrı bir şeydir. Biz yönetime geldiğimizde Kyokushin, Ashiharanın sorunlarını ve de hukuki durumunu mutlaka kararlılıkla çözeceğiz.

Bizim gelirleri arttırma kaynağımız federasyonu oluşturan hocalarımız, hakemlerimiz ya da kulüplerimiz olmayacak. Biz antrenör ve hakem vize ücretlerini kaldıracağız. Gelirleri sponsorlar yoluyla arttırma yoluna gideceğiz.

Bizim ekibimizde İşi de Aşkı da Karate olan liyakat, ehliyet, adalet, meşveret ile “yönetişim” anlayışını benimseyen herkes var. Yönetişim yazdığımda klavye hatası sanıp düzeltmek isteyenlere de ayrıca açıklama yapıyorum. Yönetişim demek birlikte yönetmek yönetilirken yönetmede hak sahibi olmak demektir diyorum.

Bizim yönetim planımızda tabirimi mazur görün suların başı tutulmuş değil, kimsenin önü kapalı değil. Sistem kişi ya da kişilere göre değil kurumsal yapı dahilinde kurulmuş olacak. Bugün Türk Karatesinde en çok saygı duyulan, adı hiçbir şaibeye karışmamış, saygıyla anılan hocalarımızı sayalım dediğimiz de birlikte yol yürüdüğümüz Hocalarımızın isimleri en başta yazılacaklardan olacaktır.

Yönetime geldiğimizde bize oy vermemiş hocalarımızdan oluşan bir izleme komitesi kuracağız. Projelerimizin gerçekleşip gerçekleşmediğini denetleyip açıklamaları için bu hocalarımızdan ricacı olacağız. Tamamen şeffaf bir ekonomi sergileyeceğiz.

Söylemek istediğimiz gerçekten çok şey var. Alt yapısı hazır yani nasıl yapılacağının matematiğini çalıştığımız 29 projemiz var. 12 proje yolda yani 41 kere maşallah dedirtecek projelerle geliyoruz.

SİYAHKUŞAK Dijital Dergi