KARATE CAMİASININ NABZI “SERBEST KÜRSÜ”DE ATTI; BAŞKANDAN BİRLİK MESAJ!

Vasfi AŞÇI

SPORUN NABZI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

*Karate Camiasının Nabzı “Serbest Kürsü”de Attı: Başkan Taşdemir’den Şeffaflık, Uyarı ve Birlik Mesajı*

Türkiye Karate Federasyonu Başkanı Sayın Ercüment Taşdemir “Serbest Kürsü” programında gündeme damga vurmakla kalmadı; aynı zamanda camiamızda bir süredir dillendirilen iddiaların ve tartışmaların da berrak bir şekilde ortaya konmasına vesile oldu.

Yayını pürdikkat izleyip notlarımı alarak kaleme aldığım bu satırlar hem federasyonun mali yapısına hem de geleceğe dair öngörülere ışık tutacak nitelikte.

Canlı yayındaki en çarpıcı anlardan biri, hiç kuşkusuz, kamuoyunda sıkça dillendirilen “7,5 milyon TL kasaya girdi mi?” sorusuna verilen net cevaptı. Bu konuyu Başkan Taşdemir’e üç kez soru yöneltildi. Her defasında da aynı kararlılık ve açıklıkla yanıt verdi:
“Hayır, böyle bir para kasaya girmedi. Külliyen yalandır. İspat ederim, belgeleri gösterebilirim.”

Başkan, sadece sözlü bir beyanla kalmadı; 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait gelir-gider tablolarını ve hesap dökümlerini bizzat belgeledi. Bu şeffaflık yaklaşımı, kamuoyundaki bilgi kirliliğini gidermek adına değerli bir adımdı.

Ancak burada bir parantez açmak isterim: Her ne kadar şeffaflık ilkesini önemsesek de, şahsen bu tür belgelerin ve savunmaların kamuoyuna açık şekilde yapılmasının, her zaman gerekli olduğunu düşünmüyorum. Zira federasyonlar, belirli denetim mekanizmalarına sahiptir. Denetleme kurulu, disiplin kurulu ve gerektiğinde Tahkim Kurulu gibi yapılar, zaten iç denetimi sağlamakla yükümlüdür. Yönetim kurulunun, bu kurullara karşı sorumlu olduğunu hatırlamak gerekir. Aksi durumda, her iddia kamuya taşınırsa, bu durum hem kurumun saygınlığına hem de sporcuların motivasyonuna zarar verebilir.

*Ömer Habeş’in “Hodri Meydan” Çıkışı – Etik mi, Kurumsal mı?*

Türkiye minikler karate şampiyonasının ardından federasyon yönetim kurulu üyelerinden Ömer Habeş’in sosyal medyada yaptığı “Hodri Meydan” paylaşımı dikkat çekiciydi. Bir yönetim kurulu üyesinin, yönetim kurulunda olduğu sürece kamuoyuna önünde böylesine meydan okur bir dil kullanması, Başkan Ercüment Taşdemir tarafından etik dışı olarak değerlendirildi.

Taşdemir’in bu konuda yayında isim vermese de üstü kapalı bir şekilde yaptığı vurgular, federasyonun iç meselelerinin sosyal medyada tartışılmasından duyduğu rahatsızlığı yansıtıyordu. Haklı bir hassasiyet. Zira federasyon içindeki tüm üyelerin, görüş ayrılıkları olsa dahi, kurumsal saygı çerçevesinde çözüm yolları araması esastır. Bu tür çıkışların kamuoyu önünde yapılması, kurum içi diyaloğu zedeler, birliğe zarar verir.

Yayının ikinci bölümünde ise federasyonun geleceğe yönelik projelerine değinildi. Gümüşyaka’da inşası süren *Esat Delihasan Karate Kamp Eğitim Merkezi,* uzun yıllardır hayal edilen bir yatırım olarak öne çıkıyor. Bu tesisi daha önce ziyaret etmiş biri olarak, Başkan Taşdemir’e tespitlerimi aktardım. Kendisi de buranın Türk karatesi için taşıdığı önemi özellikle vurguladı.

Tesis sadece bir bina değil; geçmişle geleceği buluşturan bir sembol. Merhum *Esat Delihasan* ’ın adının bu projeye verilmesi, sadece bir anma değil; aynı zamanda spor kültürüne vefa anlamı taşıyor.

Başkan’ın şu sözleri, bu anlayışı net biçimde yansıtıyordu:
“Ben bugün buradayım, yarın yokum. Ama bir eser bırakıp, bir güzellikle ayrılırsam bu bana yeter.”
Bu yaklaşım, görev süresinden çok, görev anlayışını önemseyen bir spor yöneticisinin duruşudur.

Yayının sonunda Başkan Taşdemir, önemli bir noktaya daha dikkat çekti: Birlik ve beraberlik.

Karate gibi disiplinli, emek yoğun ve millî başarılarla örülü bir branşta, enerjimizi çekişmelere değil; sporcularımıza, antrenörlerimize ve uluslararası başarı hedeflerine yöneltmemiz gerektiğini vurguladı. Ben de bu çağrıya yürekten katılıyorum.

Bugün camiamızda konuşulması gereken; Ahmet Öner Hoca’nın velilerle birlikte organize ettiği güzel anlar, şampiyonalarda ter döken çocuklarımız ve her şeye rağmen yılmadan emek veren antrenörlerimiz olmalı. İddialar değil, idealler gündemimizi belirlemeli.

Sonuç olarak, geçmişe değil, geleceğe bakmalıyız. Artık taşın altına elini koyan, fedakârca çalışan herkesin emeğine saygı gösterme zamanı. Çünkü başarı, sadece bireylerin değil, tüm camianın ortak eseridir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.